24.05.2009

"Biz Zaten Şampiyonuz" Yok Ya!!!

Daha şampiyonun belirlenmesine 180 dakika var ve 3 takım da kıyasıya mücadele ediyor. Sağolsun FourFourTwo'nun Türkiye sürümü, Türbülent'e saygı duruşu yapar gibi bir başlık seçmiş. "Biz zaten şampiyonuz."

Bir süredir Bülent Uygun'un takımına değil ama açıklamalarına bağımlı hale geldim. Oynattığı futbol, "kır bacağını kap topu, doldur cezasahasına, koşun ileri, durun geriye gelin" tarzı olarak benim futbol radarıma pek girmez. Fakat sağolsun, "İstanbul'da lailalar varken biz burada lailaheillahlardayız" demeciyle beraber benim yeni favori yerli hocam oldu. (Üzgünüm Fatih Hocam, sonuçta siz de bilirsiniz gün gelir "everything is someting happened" olur.) Sağolsun, türbülent programının icadı Bülent Uygun geçen haftalarda "şampiyon olmadan şampiyon olma" gibi bir kavramı icat etmişti. Felsefeye Uygun Sorusu olarak geçen "Şampiyon biziz de birinci kim?" sorusunu daha dünya filozofları cevaplayamamışken, şimdi de Sivassporlu oyuncular "şampiyon zaten biziz" makamından taksime girişmişler bile FourFourTwo'nun bu sayısında.

"Sanki birileri, Beşiktaş'ın olası şampiyonluğunun değerini düşürmek istiyor. "Siz şampiyon oldunuz ama Sivasspor bunu haketti" demeye getiriyorlar. Hem de daha ortada sahibi belirsiz bir kupa ve buna aday 3 tane iddialı takım dururken. "

Başarı tabii ki takdir edilmeli, Sivasspor kendi çapında bir başarı kazanmıştır. Fakat bu başarı şu an için -tekrarlıyorum- kendi çapında bir başarıdır. Eğer şampiyon olurlarsa ya da başka bir kupayı kaldırırlarsa, o zaman bu başarıları ulusal boyuta ulaşır. Bunun örneğini dün akşam Wolfsburg ile yaşadık detayları Juoppo'dan öğrenebilirsiniz. Sivasspor henüz şampiyon olmadan, aynı mücadeleyi veren meslektaşlarının emeklerini hiçe sayarak, kendi başarısını daha kimseye nasip olmamış "şampiyonluk" ile taçlandırmaya, formalize etmeye çalışıyor. Sanki birileri, Beşiktaş'ın olası şampiyonluğunun değerini düşürmek istiyor. "Siz şampiyon oldunuz ama Sivasspor bunu haketti" demeye getiriyorlar. Hem de daha ortada sahibi belirsiz bir kupa ve buna aday 3 tane iddialı takım dururken. Gerçekten anlaşılamaz bir saygısız üslup, basında ve Sivasspor camiasında bir süredir vuku buluyor. Başarıya ulaşmak için sessizce çalışan, fakat kendisinden daha iyisi gelip onu geçince, eski halinden eser kalmamacasına vahşileşen, saldırganlaşan, kaçırdığı başarıyı ve rakibinin emeğini değersizleştirmeye çalışan, benim olmazsa ellerin de olmasın diyen şizofrenik bir ruh hali... Arkadaşlar sakin olun, kimse sizi masa başı oyunları ile ikinci sıraya çekmedi, Sivasspor'un son 2 maçını -herşeye rağmen- izledim, bir türlü toparlanamayan bir ortasaha ve gol atamayınca sahada da, kenarda da yükselen panik hali. Sivasspor'un şampiyonluktaki en büyük eksiği bu kriz yönetimsizliği gibi gözüküyor. Yoksa son haftalarda Sivas'ta laila mı açıldı?

Belki FourFourTwo'da bu kapağı hazırlayanlar, işlerini hiç de bunları düşünmeden naifçe yaptılar. Fakat benim gibi pekçok Beşiktaş taraftarına bir özür borçlular; kimsenin şampiyon olmadan şampiyon yapılmaya hakkı yok! Güçleri yetiyorsa, Beşiktaş'ı geçip şampiyon olsunlar, o zaman zaten bize sadece alkışlamak düşer.

Bu arada Bülent Hocam, laila kapanalı çok oldu şimdi devir Joke Preystorika devri, ondan da bir aforizma üretsene benim için !





3 yorum:

Mu dedi ki...

Turbulentin bu sozu nedense, aklima Rasim Kara'nin 1999'da ettigi 'biz gonullerin sampiyonuyuz' ozdeyisini getirdi...

canarino giallo dedi ki...

çekti italyan takımları artist artist konuştu
buyurunuz sivasspor
seneye yada sonraki sene düşmemeye oynarlar

Deszen dedi ki...

Rasim Kara, Bülent Uygun falan değil problem, bu insanlar başarıdan ne kadar uzaklaşırsa o kadar saçmalamaya başlıyorlar, kimse ben nerede hata yaptım demiyor, zaten kimse de acaba benim potansiyelim buna yeter mi diye düşünmüyor...

Fatih Terim'in bizim teknik direktörlere getirdiği bir mesnetsiz özgüven oluştu son yıllarda. Onun tavırlarını örnek alıp, o olmaya çalışıyorlar, ama kimse Terim'in kazandığı başarının onda birini yakalayacak durumda değil. Son hafta bize yine gösterdi ki, ne varsa eskilerde var hala, Lucescu UEFA'yı kazandı, Denizli belki de 3 büyük takımı şampiyon yapan ilk teknik direktör olacak...