AC Milan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AC Milan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1.05.2010

ES-ES - A.C. Milan İşbirliği

Bir süredir konuşulan Eskişehirspor-A.C. Milan işbirliği nihayet bir protokolle resmiyet kazanmış. Türk futbolu ve Eskişehirspor için faydalı olacağını düşündüğümüz bir işbirliğinde iki takıma da yarayacak çeşitli ortak çalışmalar var:

- Eskişehirspor Kulübü A takım ve altyapı teknik direktörlerimiz AC Milan kulübü tesislerinde kalarak onların tecrübelerinden faydalanacaklar
- Eskişehirspor Kulüp doktoru dünyanın en önemli sporcu sağlık merkezi Milan Lab’de eğitim alacaklar
- Eskişehirspor Altyapı oyuncuları AC Milan kulübü altyapısında eğitim alabilecek
- AC Milan altyapı teknik direktörleri Eskişehirspor Kulübü’ne gelerek gerekli eğitimleri verecekler
- AC Milan, Eskişehirspor Kulübü A takımına iki kulübün üzerinde anlaştığı oyuncuları verebilecek
- İki kulüp programları doğrultusunda belirlenecek şehirde dostluk maçı yapacak ve geliri hayır kuruluşlarına bağışlanacak
- İki kulüp bu işbirliğini sembolize eden ürünler üretecek ve taraftar mağazalarında satışa sunulacak
- AC Milan kulübü Eskişehirde ortak bir futbol okulu açacaktır.

Görüldüğü gibi, sırf Pilot Takım - Ana Takım ilişkisinin ötesinde, iki takıma da faydalar sağlayabilecek çok boyutu olan bir antlaşmadan bahsediyoruz. A.C. Milan ürünleri Eskişehirspor sayesinde özellikle kentte (ve kısmen Türkiye genelinde) satış patlaması yaşayacaktır. Hala dünyanın en iyi altyapılarından birine sahip olan A.C. Milan klübünün altyapı tecrübesinden faydalanmak, Eskişehir camiası için adeta altın tepside gelen fırsattır, umarım bunu çok iyi değerlendirirler. 

Taraftar forumlarında bu işbirliği ciddi bir heyecan yaratmış durumda. Türkiye'nin belki de takımına en bilinçli sahip çıkan taraftar profili de burada kendini gösteriyor, takımlarının bu işbirliğinden öğrenecek çok şeyi olduğuna inanan Es-Es'li taraftarlar, sağlık yönetimi ve ürün pazarlaması konusunda Milan'ın örnek alınması gerektiğinde hemfikirler. 

Blog yazarımız Eren Belçika'da yaşadığı dönemde bizlere İngiliz takımları ile Belçikalı takımlar arasındaki işbirliğinden bahsetmişti. Oradaki uygulamalarla kıyaslandığında, Eskişehir-Milan işbirliği iki takım için de çok daha fazla potansiyel vaat etmekte. Şimdi Eren Milano'ya yerleşti, gerçi daha çok Curva Nord ile takılsa da, oradan bizlere bu işbirliği ile ilgili yaşanacak gelişmeleri haber vereceğine eminim. (Böylece bu işi de ona paslamış oldum, rahatladım) 

Son olarak şunu belirtmek lazım, bu işbirliği Türk futbolu için önemli bir kilometre taşıdır. Başarılı olmasını bir kenara bırakın, artık Anadolu'daki camiaların, kendi potansiyellerini aşmak için uluslararası işbirliklerine gitmesi gerektiğinin, bunun -en azından kağıt üzerinde- çok da imkansız olmadığının kanıtıdır bütün bu yapılanlar. Pastası paylaşılmış Türk pazarından yeterince beslenemeyen Anadolu takımları için her türlü uluslarası işbirliği hayati derecede önemlidir. Bunu ilk farkeden Gençlerbirliği olmuştu; zamanında Belçika üzerinden yürüttüğü ortak çalışmalarla takımına ve Türk futboluna pek çok oyuncu (Eskişehirspor'da da oynayan Youla gibi) kazandırmıştı. Eskişehirspor camia olarak çok daha büyük bir potansiyele sahip, Gençler'in açtığı bu yolda daha da büyük adımlar atacaklarına eminim. Darısı, hala takımlarını esnaf mantığı ile yönetilendiğer Anadolu takımlarının başına... 

Not: Keşke Ümit Karan forması yerine, özel yapım bir Fethi Heper forması verselermiş Milan yetkililerine. 
Devamı - ES-ES - A.C. Milan İşbirliği

11.03.2010

AC Milan:Roma'dan Hallice...


van der Sar 2011 Haziranı'na kadar kulüpte kalacak ama,sanıyorum bir daha bu kadar önemli bir rakibe karşı böylesine rahat bir maç çıkaramayacaktır.Aynı şekilde,Gary Neville de Ronaldinho'ya karşı oynamasına rağmen neredeyse hiç zorlanmadı. Zaten son haftalarda performansını yükseltmiş ve Scholes'la,van der Sar'la sözleşme yenileyen yönetime adeta mesaj göndermişti.Ona bunca zaman sahip çıkan Ferguson'un dahi artık Neville'yi tercih etmediği günler de yaşamıştık ama dediğim gibi böyle bir hırs göstereceğinden kendisinin dahi haberi olmadığını söyleyebiliriz.Modern bir bek nasıl olmalı sorusunun cevabını verdi oyunda kaldığı süre içerisinde,üstelik 35 yaşın verdiği olgunlukla yaptı bunu.Sanırım en güzeli de bu...
Fletcher,Park ve tabii Rooney...Bu isimler hakkında fazla konuşmaya gerek yok zaten.Rooney büyük ihtimalle futbolu bıraktıktan sonra dahi yıllarca unutamayacağı bir sezon geçiriyor.Aslında aynı şeyler Fletcher için de geçerli.Daha önce hiç bu kadar "komple" bir oyuncu olduğunu gösterememişti.C.Ronaldo'nun gidişinin yaradığı isimlerin başında geliyor ve yıllar önce Roy Keane'yi hakkında ettiği sözler için pişman ettikten sonra bugünlerde de hakkında "uzun bacaklı,sıska ve takoz" gibi yorumlarda bulunan çoğu futbol otoritesini pişman ediyor.Park ise daha farklı bir yerde duruyor.Sanıyorum,ona bu anlamda en çok yaklaşan isim Liverpool'lu Kuyt.Kadroya ismi ilk sırada yazılanlardan yani...
Milan hakkında söylenebilecekler de sınırlı ne yazık ki...3 sene önce Old Trafford'dan tarihi bir farkla dönen(7-2) Roma'dan hallicelerdi sadece.Old Trafford demişken,sarı-yeşil kaşkollar ve Glazer protestoları her zamanki gibi büyüleyiciydi...

Devamı - AC Milan:Roma'dan Hallice...

7.07.2009

Milan'da Post-Maldini Dönemi: Onyewu Transferi

Newyork Times Futbol Blog'u, AC Milan'ın resmi sitesine dayanarak geçtiği haberde, Fenerbahçe'nin de gündeminde olan Amerikan Milli Takım defans oyuncusu Onyewu'nun artık resmen AC Milanlı olduğunu duyurdu. Bu habere en çok sevinen herhalde yeni teknik direktör Leonardo olmuştur. Beraber oynadıkları kaptan Maldini'nin futbolu bırakması, Nesta ve Kaladze'nin de sakatlık problemleri, genç teknik direktörün bu sezonki en büyük başağrısının defansta olacağını gösteriyordu. Bir de üzerine Kaka'nın, Madrid'e göç etmesi, moralleri iyice bozmuştu. Jupiler Ligi'nde 4 yıl geçirip, Avrupa futboluna iyice alışan Onyewu, Leonardo için en azından defans bölgesinin kurtarılmasını sağladı. Şimdi elde, Nesta ve Kaladze'ye alternatif, Onyewu, Bonera ve bir başka transfer olan Thiago Silva ile Maldinisiz ilk sezona hazırlanıyor. Bu satırların yazarı için, futbolu anlamaya başladığı günden beri Maldinisiz düşünülmeyen bir takım olan Milan'da, bu transfer ile resmen yeni bir dönem başladı.
Kaka'nın gidişi ve Maldini'nin emekliye ayrılması belki de Milan'a yıllardır üzerinde durmadığı köklü bir kadro revizyonu fırsatı verdi. Sembol oyuncuların takımdan gidişi, genç oyunculara kendilerini gösterme imkanı tanıyabilir. Onyewu da bu süreçte, aslında hem bolca ilk 11 şansı bulacağı bir dönemde geldi. New York Times, belki de biraz milliyetçi bir tavırla, Onyewu'nun Maldini'nin yerini dolduracağını iddia ediyor. Tabi bu biraz fazla iyimser bir kanaat, zira Onyewu fiziken müthiş güçlü bir oyuncu olmasına rağmen, hala üst düzey bir ligin gerektireceği teknik ve fundemental gelişimini tamamlamış durumda değil. Bu meziyetlerini geliştirmezse, Milano'da uzun süre kalamaz, bir başka Seria A takımına kiralanır. Ayrıca, 27 yaşına gelip de, Standard Liege ile lig şampiyonluğu dışında ciddi bir başarısı olmayan bir oyuncuyu, Maldini ile kıyaslamak hem oyuncuda, hem de taraftar da gereksiz bir beklenti yaratır. Sonuçta Maldini olmak herkesin harcı değil; dile kolay aralıksız 23 yıl, aynı takımda aynı pozisyonda oynamak, kazanılacak bütün kupaları kazanmak, kimsenin yerinin kesin olmadığı bir takımda, 3 numaraya demir atmak, üzerine de kaptanlık pazu bandını takmak... Meğersem, Onyewu'da bu "efsane"nin yerini doldurmak için transfer edilmiş(!) Ulan New York Times, akşam akşam güldürdün beni, Jesus Christ da seni güldürsün...


Devamı - Milan'da Post-Maldini Dönemi: Onyewu Transferi