Mimari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mimari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.10.2009

Lyon Haketti...


Lyon, Fransa'nın ortalama klüplerinden biri iken, sadece 10 senelik sürede Fransız Ligi'nin lokomotif takımı haline geldi. Sahadaki başarı tesisleşmeye de yansımış gibi; 60 yıllık stadları Gerland'a elveda demeye hazırlanan Lyon, kendine yepyeni, mimari bir ikon haline gelecek bir stad yaptırmayı düşünmüş. Yeni stadın adı, (le) Grand Stade ve adına yakışır 62.000 kişilik bir kapasiteye ve 350 milyon avro gibi grande bir bütçeye sahip bir yatırım olmuş. Bir aksilik olmazsa açılış tarihi Aralık 2013...

Mimari projelerini spor tesisleri konusunda uzman bir firma olan Populous hazırlamış. Portfolyolarında Galler'deki Milenyum Stadı, Arsenal'in yeni Emirates'i, Bolton'un Reebok Arena'sı olan firma, sadece spor tesisleri yapan ve global ölçekte çalışabilen bildiğim tek firma. "About us" bölümünden aşırdığım fotoğrafları (yukarda), sanırım firmanın vizyonunu gayet net anlatmakta...


Projeye gelince, Lyon kentini bilmediğim için kentsel ilişkileri konusunda bir şey söylemem fakat yapı plastiği olarak hoşuma gittiğini söyleyebilirim. Son yıllarda artık kabak tadı vermeye başlamış aerodinamik hatlı stadyumlara göre, çatıda kullandıkları sert çizgiler farklı bir tarz yaratmış. Fakat, Allianz Arena'dan beri moda olan "değişken renkli ışıklı kutu" esprisi biraz geç kalmış. Yakında her takımın kendi renklerine göre ışıldayan bir stad istemesinden korkuyorum. Allahtan Newcastle, Juventus, Beşiktaş gibi takımlar hala var; siyah-beyaz'ın bu konsepte işleyeceğinden şüpheliyim, en azından o takımlar kendilerini kurtarır.



Devamı - Lyon Haketti...

11.09.2009

Bir Eko-Futbol Mabedi : Kaohsiung Stadyumu


Bir spor mabedi, günümüzün endüstrileşmiş spor sektöründe, aynı zamanda bir tüketim ikonudur. TV yayınları için geceye alınan karşılaşmaların elektrik masrafı, aynı anda binlerce insanın, araçlarla tesise gelmesi ve ayrılması, içerde tüketilen temiz su, yiyecek, içeek ve oluşturdukları çöpler... Kısacası başta stadyumlar olmak üzere, müsabaka izlenen bütün spor yapıları, kent ekolojisi için çok ciddi bir yüktür. Devir artık, sürdürülebilir ekolojik tasarım devri olunca, mimarlar da spor yapılarının tasarımında bu tüketim girdilerini nasıl tersine çevirebilirizin cevaplarını aramaya başladılar. Taiwan'daki Kaohsiung Stadyumu, bu arayışlara -şimdilik- verilen en iyi cevaplardan biri olarak gözüküyor. 40bin kişilik stadyum, aynı zamanda bir yerel bir elektrik santrali işlevi de görüyor, peki nasıl mı?

Sihirli kelime "fotovoltaik", yani güneşten, panel aracılığı ile elde edilen enerjinin, elektrik enerjisine dönüştürülüp, depolanabilmesi. Tribünlerin üzerini kapayan örtü, sayısı 9 bine yaklaşan güneş panellerinden oluşuyor. Buradan üretilen elektrik, yıllık 1.3 milyon kilovatt, yani stadyum kendisi için gereken elektriği, kendisi üretirken, tesis kullanılmadığı zamanlarda da, çevresindeki mahallenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabiliyor.

Kaohsiung'un marifetleri bununla da bitmiyor, ham halde kullanılan malzemelerin hepsi geri-dönüşüme uygun olanlardan seçilmiş. Çevresindeki park ve tesisler ile yaklaşık 19 hektara yayılan alanda, bisiklet ulaşımını destekleyen yollar, ekolojik filtrasyona izin veren bir yapay göl bulunuyor. Ayrıca ekilen bitkiler de, ekstra su tüketimi gerektirmeyen, bölgeye uygun bitkilerden seçilmiş.

Sahanın kurgusunun esnek olması, rugby ve en olduğunu bilmediğim "flying disc" oyununa da izin veriyor, böylece 1 tesis ile 3 farklı spora ev sahipliği yapılıyor. Zaten, rugby ya da amerikan futbolunun hakim olduğu coğrafyalarda, futbol çoğu stadyumun ikincil işlevi olmakta, bu bağlamda da Avrupa'daki stadlardan ayrılıyorlar.

2009 dünya oyunlarına evsahipliği yapan Kaohsiung Stadyumu'nun mimarı Japonların göz bebeklerinden Toyo Ito. Uzakdoğunun, kendi kuşağındaki en önemli mimarlarından sayılan Ito, dünyanın her yerinde proje yapan bir global marka. Ayrıca, belirtmeme gerek yok ama benim de favori mimarlarım arasında.

Tayvan belki dünya futbolunda söz sahibi değil, fakat yaptıkları bu mabed ile hem sporu, hem de doğayı ne kadar ciddiye aldıklarını dünyaya kanıtladılar. Dünya futbolunda, söz sahibi olma iddiasındaki ülkemizde ise, bırakın eko-stadları, bitmesi yılan hikayesine dönen stad projeleri ile ekoloji namına da taşan derelerimiz var.
Devamı - Bir Eko-Futbol Mabedi : Kaohsiung Stadyumu

24.04.2009

Braga'nın Taşocağı




Ne zamandır aklımdaydı, meslek kazası olarak, stadyum projeleri benim özel ilgi alanıma giriyor. Ne yazık ki çoğu stadyum tasarımı çok iddialı olmasına rağmen, genel olarak aynı sıradanlıkta yapılıyor. Son yıllarda, Allianz Arena modası başladı stadlarda, cephenin renk değiştiren ışıklı bir cepheye sahip olması artık kanıksanan bir hal aldı. Renderlardan taze çıkmış gibi duran, aerodinamik tasarımlı, binadan çok yere inmiş uzay gemisine benzeyen tasarımlar açıkçası benim çok da tercih ettiğim yapılar değil. Favori mimarlarımdan, Portekizli Eduardo Souto De Moura'nın Braga kentinde yaptığı stad, bu trend stad tasarımlarının arasından sıyrılıp kendini belli ediyor. Eski bir taşocağının yerine kurulan bu stad, tepenin eğiminin içinde başarıyla kaybolmuş duruyor. Hatta o kadar başarılı ki bu konuda, Sadece 2 ana tribünü olan yapı (kale arkası tribünler yok), uzaktan bakılınca ufak ölçekli bir kent stadı gibi görünse de 30binin üzerinde seyirciyi ağırlayabiliyor. Zaten Portekiz Ligi'nin bilinen ekiplerinden SC Braga'nın stadı, Braga burasının kirası için belediyeye inanılmaz yüksek bir ücret olan(!) aylık 500 (yazıyla Beş Yüz) avro veriyor. Fakat stad, ünlü mimarı ve farklı tasarımı ile klübün Portekiz dışında da pek çok mimarlık hacısı tarafından da tanınmasına vesile olmuş durumda. Stadın bence bir başka önemli özelliği, çıplak bırakılan betonarme görünümü ile, stadyum bize futbolun endüstrileşmeden önceki daha masum, daha çıplak ve sade haline götüren bir zaman makinası olması. Geç zamanda yapılan stadlar arasında Bari Stadyumu ve Braga Stadyumu, çıplak betonu başarıyla kullanan 2 örnek ve bu his her iki stadda da geçerli.

Yapının, hemen farkedilen dezavantajı, sadece 2 tribüne sahip olması, Kale arkasında da ise devasa istinat duvarları stadı toprağın içine gömüyor. Tribün eksikliğinden çıkacak akustik problemler, bir nebze de olsa, bu istinat duvarları ile sağlanan toprağa gömülü olma durumu ile bertaraf edilebiliyor fakat, görsel olarak tabii ki dört bir tarafı sarmayan tribünler, önemli bir psikolojik eksiklik. Braga Stadı bu haliyle, bizim semt stadlarının, o stadlardaki amatör ruhun, profesyonel futbola zarif bir tezahürü olarak, çağdaşları olan uzay gemisi stadların yanında, o sessizce ait olduğu tepede, sadece futbolu izlemeye gelecekleri bekliyor.

ESTADIO MUNICIPAL DE BRAGA

Yer : Monte Castro, Braga, Portugal
Müşteri : Braga Yerel Yönetimi
Kapasite : 30,150 kişi
Kullanım Durumu : SC Braga'nın Stadı - Portekiz 1. Ligi / Euro 2004 / UEFA Uluslararası Maç Yapılacak Stadyumlar Listesinde
Maliyet : 80.3 Milyon Avro (2004 için yapılan en pahalı stadyum)
Mimari Tasarım : Eduardo Souto de Moura
Devamı - Braga'nın Taşocağı