14.09.2008

Hacettepe: 2 - Fenerbahçe: 1

Suni çimde suni bir futbol izledik ve biraz daha karamsarlık kattık geleceğe sanırım. Çok basitçe kayda değer sayıdaki eksiklere atılabilir bu karamsarlığın büyük bir kısmı, özellikle çokca eleştirilen ama benim gayet beğendiğim defans ikilisi Edu ve Lugano'nun bozulması, hatta deyim yerindese darmadağın olması ağırlıklı sebebi oldu bu yenilginin. Benim kafamdaki kadrodan tek farkı sanırım Önder - Can farklılığı idi. Aragones Gökhan'ın milli maç sonrası yorgunluğunu taze Önder ile gidermek için sanırım Can'ı sahaya ilk on birde sürdü.

Aragones maçtan önce sanırım Maldonado ve Josico'yu duşta kenara çekip 'bakın arkanızda iki tane çocuk oynuyor onları unutup yalnız bırakıp ileri gideyim demeyin haaa' dediğinden dolayı bu iki oyuncu orta çizginin 5-10 metre gerisini kendilerine mesken belirlediler. Tüm olumsuzluklara rağmen iyi başladı Fenerbahçe ve daha sonra oyundan çıkarken yuhlanan Uğur Boral'ın güzel ortasında Kaptan Alex güzel vurdu kafayı. Alex de Souza geçtiğimiz beş sezonun en golcü ismi olarak anons edildi maçta. Muhtemelen en fazla asist yapanı da bu aynı beş sezonun. Hakkında en ufak olumsuz konuşanı sanırım Allah çarpar. Takım o kadar mücadeleden uzak Alex de bir o kadar vites yükselten haldeydi ki, hiç durmadan koştu ve mücadele etti kaptan. Gidişine çok üzülmediğim Aurelio'nun boşluğunu o doldurmak ister gibiydi ki bu beni hakiketen endişelendirdi. Düşünün bu takımın en mücadeleci ismi Alex.

Golü attıktan sonra Fenerbahçe son yıllardaki hastalığını öne çıkaran şekilde yaslandı geriye. Tabi bunda Aragones'in Josico ve Maldonado'nun kulaklarını çekmesinin de önemli ölçüde payı var. Daha sonrasında salgın gibi bulaşan bir top kaybı hastalığı musallat oldu Fenerbahçe'li oyunculara ve kaliteli pas yeteneğine sahip olan ve beğendiğim bir futbolcu olan Maldonado bile garip kayıplar yaptı.

Fenerbahçe'li futbolculara ağır eleştirler yapmayı hiç sevmedim ancak Uğur Boral Tuncay'ın tüm kötü özelliklerini üstüne koyarak devam ettiriyor, bu kadar savruk, bu kadar pas hatasıyla oynanmaz ki, hep yanlış tercihler. Volkan için pek bir şey anlatmak için çırpınmaya gerek yok sanırım. Ortalama algılama seviyesine sahip herhangi bir insan için artık pes dedirtecek davranışlar içinde. Yönetimin nasıl bir tepki vereceğini çok merak ediyorum.

Sonuç olarak Hacettepe de hiç korkmadan oynadı bu Fenerbahçe'yi görünce, hanım mutfakta çupra hazırlarken güzel bir Fenerbahçe galibiyeti sonrası rakı-balık yaparız diye düşünüyordum ama Fenerbahçe benim maç seyrederken koltukta popomu sağa sola çevirirken harcadığım efor kadar bir çaba bile göstermeyince, hüzünlü şarkılar eşliğinde gözlerimiz buğulu bir yemek yedik.

Bu arada Porto maçından çok umutluyum, bakalım neler olacak...

0 yorum: