12.06.2009

Rijkaard Tamam, Gullit Yolda...

Adrian Ilie'nin üzerine misilleme olarak kardeşinin getirildiği, sizde Mondragon varsa bizde Kolombiya'nın 1. kalecisi var, alın anasını satayım diye Cordoba'nın alındığı ülkede her takımdan her türlü cinsliği beklerim.

http://www.fotomac.com.tr/tra101.html

Fotomaç'tır, anlıyorum, gerçekten çok mizah bazında değeri var haberlerinin. Ancak, eğer doğruysa, sevgili Trabzonspor yönetimi, siz bu kadar komik olmayın bari.


Gullit'i getirmek, Rijkaard'a misilleme yapmak, amiyane bir tabirle sidik yarıştırmak demektir. Bunun üzerine merak ederim, 'Van Basten Sivas yolunda' falan gibi haberler ne zaman çıkacak diye. Artık kenarda top çevirirler top toplayıcı çocuklarla, Rijkaard uzun bir pas atar sağdan sağdan giden Gullit'in 3 numaralı koşu yoluna; Gullit, kulübeden tartan piste doğru depar atan Van Basten'in önüne yuvarlar topu, o da topu koltuk altına alıp bir 3'lü çektirir kale arkası tribünlere.

Teknik direktörlüğün, futbolculuk kariyeriyle direkt bağlantılı bir konu olmadığını anlayabilecek bir yönetici var mı? (bkz. Bülent Korkmaz faciası) Veyahut, acaba Trabzon yönetiminden kimse incelemiş midir, Gullit'in teknik direktörlük geçmişi nedir diye? Ben kulüp isimlerinden başka pek birşey göremiyorum da şöyle bir maziye bakınca.

Not: Fotoğrafta Gullit, sağ eliyle bize ne demek istiyor? Buna bakıp da bir Bilica-Capone haberi çıkarılmış mıdır?

5 yorum:

Volkan dedi ki...

Yuh! Cordoba iyi kaleci olduğu için alındı...
Mondragonla kıyaslanması talihsizlik sadece

Mu dedi ki...

Transferin geçmişini incelemeyi tavsiye ederim. BJK, GS'ın elinden almaya çalışırken, bazı sorunlardan dolayı transferi yatmıştı Mondragon'un. Bunun üzerine Sinan Engin (yanılmıyorsam), misilleme olarak getirtmişti Cordoba'yı.

Mondragon'dan daha iyi kaleci bile olabilir Cordoba, ancak bilinçli bir transfer değildi, Mondragon transferinin olmayışını kamufle etmek amacıyla yapılmıştı.

SK dedi ki...

Besiktas Metz kulubunden Mondi´nin bonservisini almis idi.Mondi Galatasaray´da oynamak istedigini net olarak soyleyip arkasinda durdugundan dolayi Metz kulubu bonservisini gs´a vermis idi. Canaydin doneminde hep gundemde olan bizim meshur Haim Fresco´nun bize yaptigi tek katkidir:))

Volkan dedi ki...

Aynı şeyi başka başka şekillerde söylüyoruz... Mondi ilk sene kiralık oynadı değil mi? Sahte pasaport olayı vardı sanırım... Mentz'e geri dönünce biz almak istedik fakat olmadı ve o süreçte, benim kendi tahminimdir, menejerler mondi yoksa size cordobayı verelim dediler.

Ben olayda bir kompleks ya da o olmazsa öbürü tavrından çok, menejerlerin sağladığı bazı kolaylıklar olduğunu düşünüyorum.

Sonuçta, bu işten beşiktaş karlı çıkmış, cordoba gibi bir kaleci türkiye ligine gelmiştir, zaten ondan sonra da başka iyi yabancı kaleci gelmedi.

Benim tepkim yanlış anlaşılmış olabilir, sadece cordoba ile mondragon'u bir görmek biraz komik ve haksız geldi. Aralarındaki kalite farkı bence tuttuğun takımın ötesinde sakil bir bakışla belli olacak kadar bariz.

Mu dedi ki...

Yazıda da asıl bahsetmek istediğim olay, tüm kulüplerin sanki dünyada başka futbolcu ve TD kalmamış gibi birbirlerinin ilgilendiği adamların peşinden koşması ve birbirine çalım atmaya çalışması. BJK'ın Mondragon'u almak istemiş olması bile aslında konunun bir parçası.

Bunun asıl nedeni de birçok yöneticinin tam olarak futboldan anlamaması, ve bundan dolayı transferlere sistematik yaklaşılamaması, olayın magazinsel boyutuyla öne çıkmak istemesi, veya futbolcu menajerleri tarafından maymuna çevrilmesi. Oyuncuların ve TD'lerin piyon olduğu bir yazı bu.

(Bu arada dediğim gibi, katılıyorum, bence de Cordoba, Taffarel'den sonra TR'ye gelmiş en iyi kaleci, ama şansa bulunduğuna inanıyorum. Bilinçli bir transfer politikası olsa mesela, Thomas Myhre saçmalığı yaşanmazdı)