1.07.2009

Trabzonspor'u Hatırlar Mısınız?


Trabzonspor, kaptanı ile kesin olarak yolları ayırıyor. Gökdeniz-Fatih Tekke döneminden kalan son demirbaş da gitmiş olacak. Türkiye'de futbolculara vefasızlık kanıksadığımız bir durum, fakat Trabzonspor yıllardır yaptıkları ile, vefasızlığı başka bir boyuta taşımış durumda. İşin garip tarafı da, bu vefasızlıkları yapan klübün zamanında "özkaynak düzeni" dedikleri sistemle başarıyı yakalamış olması.

Eğer elinizde bir şekilde Türkiye'nin futbolcu üretim haritası olsaydı, haritanın Karadeniz Bölgesi'nde, 3 sıcak nokta görürsünüz. 1. nokta Samsun-Merzifon taraflarına denk gelir, golcüleri ve gole yakın oyuncuları ile tanınır. 2. nokta, Sakarya bölgesindedir ve biraz daha büyükçe bir noktadır. Fakat bu iki noktadan da büyük bir noktayı Trabzon ve çevresine koymamız gerekir. Trabzon şehri, amatör takımlarından, alt ligdeki ekiplerine, Sebatspor'dan Trabzonspor'una kadar onlarca farklı takıma evsahipliği yapmakta. Uzun dönemler, milli takımın da iskeletini bu bölgede yetişmiş ya da Trabzonspor'da isim yapmış oyuncular oluşturdu. Geçmişin şampiyon kadrosu bir yana, Hami, Lemi, Orhan, Ünal, Abdullah, Ogün ve sonrasında Gökdeniz ile Fatih milli takımın önemli oyuncuları oldular. Fakat gariptir, bu oyuncuların hemen hepsi, Lemi hariç, Trabzon'dan bir şekilde buruk ayrıldılar. Hatta Hami, Gökdeniz ve Fatih resmen yabancı liglere sürgüne gönderildiler. Ogün, vefat eden taraftarın cenazesinde linç edilmekten son anda kurtuldu. Yıllarca milli takımın banko oyuncusu olan Abdullah, ezeli düşman Fenerbahçe'ye gidince adeta Trabzonspor tarihinden silindi. 90ların, yıldız oyuncular yaratan takımı öyle bir hale geldi ki, ne takıma sembol bir oyuncu yetiştirir ne de transfer eder oldu. Beklentiler o kadar düştü ki, Sadri Şener'in geçen seneki transfer hamlesi bile camiada bir anda aşırı heyecan ve beklentiye sebep oldu. Fakat gariptir, alınan o kadar oyuncuya rağmen, koskoca takımda, tribünleri heyecanlandıran oyuncu hala problem çocuk Yattara. Evet, Trabzon eskiden de şampiyonluğa oynamazdı, uzun bir süre daha bu iddiası olacak gibi gözükmüyor fakat en azından takımda bir Hami vardı, spektaküler frikiklerini beklerdik, Ogün vardı, defans ile ortasaha arasındaki köprüyü kurardı, Fatih ve Gökdeniz'in ikili pas kombinasyonları ve Fatih'in müthiş bitiriciliği vardı. Trabzon, biraz savruk, fazla ateşli ama ne olursa olsun iyi futbol oynamaya çalışan bir takım olurdu. Şimdiki takımda heyecan var bunu inkar edemeyiz, ama oyunları pek bir yavan, pek bir beceriksiz. Umut ile Gökhan'ı toplasan bir Fatih Tekke kadar gol ancak atabiliyorlar. Mesela sadece golcülük de değil, takımda yıllardır oynayan, sahada ağırlığı olan, taraftarın kalbine giren bir oyuncu yok. Kötü anlamda algılanmasın ama, Beşiktaş bile İbrahim Üzülmez'den bir ağır kaptan yaratabildi. (Tabi sene başındaki kavga ile bu ağır abilik imajı da mahvoldu ama bu ayrı bir konu.) Hüseyin bu özelliklere tamamen sahip bir oyuncu değil, oyun tarzı da bana göre yaratıcılıktan ve heyecandan fazlasıyla yoksun, fakat takımın kaptanı olarak takımdaki kıdem ve ağırlığı temsil ediyordu, tipik bir Trabzonspor oyuncusuydu, eksiklerini çalışkanlığı ile kapatmaya çalışır, mücadelesi ile de takdir toplardı. Gitmesi ile beraber bence Trabzon kendi oyuncusunu yetiştirme prensibinden de vazgeçmiş oldu. Fatih Tekke, yıldız oyuncu olmanın bedelini ödedi, yüksek bonservise satıldı; Gökdeniz zaten şike olaylarından sonra mimlenmişti, İstanbul takımlarının devamlı tacizine yönetim dirayetli bir duruş sergileyemedi, onu da öyle postaladılar. Fakat Hüseyin Çimşir gibi bir görev adamının, üstelik de sözleşme yenilenmeden ayrılması hepsinden farklı bir boyutta değerlendirilmesi gereken bir mesele. Hatta Hüseyin oyunundan çok bu ayrılışı ile Trabzonspor tarihinde bir kırılma noktasına işaret ettiği için daha jübilesini yapmadan takımın tarihine geçti. Görünen o ki, gelecek yıllara Trabzon'un yavaş yavaş Bizanslaşmasını izleyeceğiz. Gittikçe birbirine benzeyen üç büyüklere, Karadeniz'den yeni bir kardeş gelecek gibi...

Trabzonspor'u yakından takip etmeyenlere giderayak soruyorum, resimde 95-96 kadrosu var. Oyunculardan kaç tanesini hatırlıyorsunuz? Bir de şimdiki kadroyu hatırlamaya çalışın, kaç tanesi hemen aklınıza geliyor, biraz zorlasanız ilk 11'i sayabilir misiniz?


2 yorum:

Anonim dedi ki...

Çok doğru yazmışsın kalemine sağlık

Her Yol Roma dedi ki...

Çok haklısın hocam, noktasına kadar katılıyorum sana.

Bu arada en sağdaki Cengiz İ.Üzülmez'e, alt ortadaki F.Tekke de acayip Sabri'ye benzemekte.