Celtic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Celtic etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.04.2010

Futbolun Not Defteri - 01 - The Lisbon Lions



25 Mayıs 1967'de Lizbon'da oynanan finalde, Glasgow Celtic rakibi Internazionale'yi 2-1 yenerek Şampiyon Klüpler kupasını kazandı. Celtic bu başarısı ile, Avrupa kupası kazanan ilk İskoç ve ilk Britanya takımı oldu. Dönemin devi ve katenaççio ustası Helenio Herrera'nın yönetiminde yenilmez bir armadaya dönüşen Inter takımı adı üstünde teknik direktöründen oyuncularına kadar kozmopolit bir takımdı. Buna karşılık Jock Stein'ın takımının tamamı aynı mahalleden gelen gençlerden oluşuyordu ve hepsi Celtic Park'ın etrafında büyüyüp, futbolu öğrenmişlerdi. Bu zaferin anısına, kupayı Britanya kıyılarına getiren takıma "Lizbon Aslanları" lakabı verildi ve bugün bile o zamanlar doğmamış olan Celtic taraftarları Lisbon Aslanları'nın tamamını ezbere söyleyebilir. 


Tarihi başarılarına rağmen, Celtic'in taraftar tüm zamanlar 11'ine Lisbon aslanlarının forvetleri yerine daha sonra gelen iki efsane isim, Kenny Dalglish ve Henrik Larsson girmiştir. 

Lizbon bozgunu ise Inter'in en büyük hocası olarak anılan Helenio Herrera'nın kariyerindeki en önemli mağlubiyettir. 


Devamı - Futbolun Not Defteri - 01 - The Lisbon Lions

31.10.2009

Daha Geç Kalamazdın!



İskoçya'da çarşamba günü oynanan Insurance Cup çeyrek final maçında, Celtic kaptanı Stephen McManus yaptığı yerinde(!) müdahale yüzünden kırmızı kartla oyundan atıldı. Uzun zamandır gördüğüm, en kötü zamanlamaya sahip kayarak müdahaleydi. İşin garibi, pozisoyonda bayağı geride kalan hakem bu pozisyona önce sarı kart vermeye yeltendi, yardımcı hakemin uyarısı üzerine kaptanı kenara aldı.

Kaptan bu hareketi Old Firm arasındaki bir maçta yapsa ne olurdu acaba? Ya da bizimkiler derbide böyle yerinde(!) müdahalelere girişseler ne olurdu, düşünmek bile istemiyorum....

Bu arada maçı Hearts 1-0 aldı...




Devamı - Daha Geç Kalamazdın!

1.08.2009

İskoçlar Düştü, Fenerbahçe Yükseldi!


Geçen gün yayınladığımız zengin klüpler listesi ile ilgili ilk önemli bilgi Fenerbahçe'nin zenginler klübüne girmesiydi, ikinci önemli haber ise İskoç Liginin önlenemez düşüşü oldu.İskoçların listeden çıkması, Fenerbahçe başta olmak üzere yer kapmayı bekleyenlere altın bir fırsattı. Peki bir zamanların efsaneleri olan "Old Firm"e ne oldu da, hem finansal hem de sportif başarı olarak Avrupa'dan silinme noktasına geldiler?

Brian Laudrup, Paul Gascoinge, Giovanni van Bronckhorst, Ronald De Boer, Henrik Larsson, Şota Arveladze, Tugay Kerimoğlu... Bu isimler son 15 yılda İskoç Liginde (SPL) oynayan yıldız oyunculardan sadece bazıları; bir zamanların transfer sezonu gözdeleri Rangers ve Celtic artık Avrupa'da sansasyon yaratacak transferlere imza atamıyorlar. Old Firm diye adlandırılan ikili hala SPL'de şampiyonluklara ambargo koymuş durumdalarsa, bunun da tek sebebi rakiplerinin onlardan da beter bir finansal krize girmiş olmaları. Yeni imzalanan 5 yıllık yayın hakları sözleşmesi, bir önceki sözleşmeye kıyasla tam bir fiyasko: 125 milyon poundluk 5 yıllık sözleşme, yayıncı kuruluş parayı ödeyemediği için feshedildi, yerine ise bunun yarısı 65 milyonluk, yıllığı toplamda 13 milyon pound'a gelen bir sözleşme imzalandı. Bu her klüpte gelirlerin yarı yarıya düşmesi demek. Rangers'ın başı çektiği grup, TV şirketlerini kendi televizyon kanallarını kurmakla tehdit etse de mali kriz klüplerin belini bükmüş durumda, bu tehdit de koridorlarda yankılanmaktan öteye geçemedi.

Krizin ikinci boyutu da stadyum gelirleri; SPL'de Avrupa'nın büyük liglerinin aksine sadece 12 takım yer alıyor, ortalama takım sayısından %33 daha az. Bu da toplam maç sayısının ciddi miktarda azalmasına sebep oluyor. Her ne kadar maç başına gelirde Avrupa ligleri ile yarışsa da, takım va maç sayısının azlığı toplam gelire sekte vuruyor. Bu problem İskoç liginin yapısal bir sorunuydu fakat özellikle Britanya'yı vuran son ekonomik krizde, bir de taraftarların maçlara gitmemeye başlaması ile birleşince bu yapısal sorun ekonomik felç etkisi yarattı.

Ligdeki takımlar arasında büyüyen fark da, SPL'ye olan ilgiyi hem global hem de yerel ölçekte azalttı. İskoç Ligi'nde 1985 yılında Aberdeen Sir Alex Ferguson yönetiminde şampiyon olduktan sonra, kupayı Old Firm dışında kazanan olmadı. Kendi ligimize 5. şampiyon çıkaramıyoruz diye hayıflanırken,
anlaşılanİskoçların durumu bizden daha vahim... Old Firm de bu farktan yıllardır şikayetçi; ligin kalitesi artmadığı için kaliteli futbolcu getirmekte zorlanıyorlar, fakat şampiyonlar ligi ya da ön elemesi garanti olduğu için de kıtasal mücadelede başarılı olmak istiyorlar. İki futbol arasında da ciddi kalite farkı var ve haliyle futbolcular da konsantrasyon problemi yaşanıyor.Bu duruma çözüm olarak, hem futbol kalitesini hem de gelirlerini arttırmak için Celtic ve Rangers, kendi liglerinin dışında başka bir ligde oynamak için (EPL) başvuru yapmayı gündemlerine getirdi. Bu olay Britanya'nın iki tarafında da farklı tepkilere neden oldu; milliyetçi İskoçlar bunu ulusal onurlarına bir hakaret olarak algılarken, diğer takımların taraftarları en sonunda şampiyonluk görmek umuduyla bu kararı destekledi; İngiliz tarafında da benzer tepkiler vardı, bazı İngilizler, kaba saba gördükleri İskoç taraftarların ligin kalitesini bozacağından endişe ederken, bazı ütopistler ise bunun Britanya Büyük Ligi için muhteşem bir ilk adım olacağına inanmış durumda.

Sonuçlar ne olursa olsun, en zengin 20 klüp sıralamasında daima bir temsilcisi, hatta bazen iki temsilcisi birden bulunan İskoç futbolu, bugün sessiz sedasız bir şekilde sahneyi terkediyor. 10 sene önce de benzer bir durum, Hollanda da yaşanmıştı, Ajax ve PSV'nin düşüşü ile Hollanda Ligi sahneden çekilirken, yeni yıldızların Avrupa'ya dağıtım limanı Porto ve Lisbon şehirlerinin başı çektiği Portekiz'e taşınmıştı. Futbolcu yetiştirmekten çok, transfer etmeye bakan bir lig olan İskoç ligi'nin yerine de sahneye çıkmaya aday 2 ülkenin ligleri var: Türkiye ve komşusu Yunanistan, ana sahnede yer kapmak için ciddi bir savaşa giriştiler; iki ülke de son yıllarda hem klüp hem de milli takım düzeylerinde ciddi başarılar elde etti, iki ülkenin de köklü klüpleri yıldız oyuncuları Avrupa'nın büyük liglerinden transfer etmeye başladılar. İki ülkenin de ekonomileri, Oligarklara, dolayısıyla da enerji ve hammadde paralarına doğrudan bağımlı, inişli çıkışlı tarihleri olan Rusya ve çevresine göre daha stabil ekonomilere ve yaşam standartlarına sahipler. Bu sene Yunanistan ligine Cisse ve Mellberg gibi yıldızlar gitti. Anelka, Ortega, Hagi gibi dünya yıldızları bizde, Rivaldo, Giovanni gibi dünya yıldızları da onların liginde top koşturdu. Kısacası iki lig de birbirine denk kuvvette ve ilerleyen yıllarda şampiyonlar ligi olmasa da, Yeni UEFA Ligi'nde bu liglerin devleri sık sık karşı karşıya gelecekmiş gibi geliyor...
Devamı - İskoçlar Düştü, Fenerbahçe Yükseldi!

21.04.2009

Kuresel Ekonomi Diretiyor: Celtic ve Rangers Premier'e Gitsin

Christiano Ronaldo'nun Real'e ya da Adriano'nun Fener'e transferi gibi uzun yillardir sure gelen bir tartismadir bu: Iskocya'nin Glascow sehrinin iki buyuk takimi Celtic ve Rangers Ingiliz liginde oynasin mi? Iskocya, Birlesik Kralligin icinde otonom sayilabilecek bir statuye sahip ve herkesin bildigi gibi kendi futbol ligi var. Ayni sekilde tipki Kuzey Irlanda ve Galler gibi uluslararasi turnuvalarda kendi bayraklari altinda mucadele ediyorlar. Iskocya'nin bir milli futbol takimi, her ne kadar cok basarisiz olsalar da, Iskoclar icin buyuk bir gurur kaynagi. Peki goz gore gore neden en iyi iki takimlarinin Premier Liginde Ingilizlere asimile olmasini tercih etsinler? Iste futbolun ekonomi politigi bu anda devreye giriyor. Ilk olarak, Rangers ve Celic Iskocya'da rakipsizler ve bu yuzden takim olarak kapasitelerini arttirmak icin fazla bir motivasyonlari yok; bu rakipsizlik iki Glascow takiminin Sampiyonlar Ligindeki basarisini ve potansiyel gelir artisini da olumsuz etkiliyor. Ikinci bir sebep de Iskocya futbol pazarinin oldukca kisitli olmasi. Premier Liginin kuresel reklam ve yayin gelirleriyle karsilastirilinca Celtic ve Rangers'in Iskocya'daki kazanclari oldukca cuzi kaliyor.

Bu konuyu yazmamin sebebi gecen hafta Ingiltere Futbol Federasyonuna Premier Ligi tamamen yeniden yapilandiracak ve iki Iskoc takimini bu lige dahil edecek yeni bir oneri verildi. Bu tasariyi sunan Bolton'un baskani Phil Gartside'ya gore Premier Lig 18'er takimdan olusan iki kisima ayrilmali, Rangers ve Celtic de bu liglerde yer almali. UEFA ben boyle bir degisiklige karismam siz isinize bakin demis. Peki kim bu degisiklige karsi? Kisaca ligin ilk dort takimi diyebiliriz. Reklam gelirlerinin gorece olarak azalacak olmasi Man U, Chelsea, Liverpool ve Arsenal'in kolay kolay kabul edebilecegi bir oneri degil. Bu yuzden en azindan bu haliyle degisikligin onaylanmasi zor gozukuyor.
Devamı - Kuresel Ekonomi Diretiyor: Celtic ve Rangers Premier'e Gitsin