Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5.05.2010

Şenol Güneş ve Engin Baytar


Türkiye'den her hafta yalnızca bir takımın maçını izleyebilme hakkım olsa hiç düşünmeden Trabzon'u seçerim.Deli-dolu,tempolu bir takım...Muhakkak arkada çok önemli eksiklikleri var ama öndeki oyuncuları,gayretli,her biri birbirinden savruk,hareketleri kestirilmez,tahmin edilemez isimler...

Güneş Daum'a benzemez,daha doğrusu şu anki Dauma'a...Dönüştürmeye,değiştirmeye meraklı bir teknik adam,hiç alışık olmadığımız bir tür yani...Kesinlikle hazıra konmacı değil,korumacı,muhafazakar hiç değil.Amacı,aynı hayattaki gibi,kendini kabul ettirebilmek.Rakibi küçümsemeden tabii.Hatta titizlikle analiz ederek.Kendini tanımanın bir yolu da bundan geçer zaten:rakibini tanımak.

Engin,Burak,Umut,Alanzinho...Dahası da var:Serkan Balcı en son ne zaman zihnimizde bir iz bırakmıştı?Onur gibi bir kaleciye başka hangi teknik adam güvenebilirdi?Bu soruların teker teker ya da tümden tek cevabı Şenol Güneş'tir.Yarın Umut gol kralı olursa ya da Engin milli takıma alınırsa veya Alanzinho yurtdışına flaş bir taransfer gerçekleştirirse,bu olanların hepsini Güneş'e borçluyuz demektir.Unutmadan,bu takımın asıl temellerinin Ersun Yanal döneminde atıldığını da belirtelim.Sadri Şener yönetenler sınıfının en iyi niyetli,en "yönetilen görünümlü" başkanıdır.Dileyelim,Yanal'ı gönderirken yaptığı hatayı şimdi tekrarlamasın.

Fatih Terim Türkiye'nin en büyük hocasıdır,onun getirdiği kupanın bir benzeri daha gelmemiştir Türkiye'ye,Mustafa Denizli nev-i şahsına münhasır,özel bir adamdır.Öyle ki,dediklerine inanmak zorunda hissedersiniz kendinizi...Ama Şenol Güneş hiç abartmıyorum,Trabzonla uzun yıllar çalışabildiği takdirde,ülkenin Arsene Wenger'i olabilecek tek teknik direktördür.Bu topraklara ait bir büyü aranacaksa,ilk olarak Şenol Güneş'in o "bizden" görünüşünün altındaki sabırlı,vakur, UzakDoğulu bilgeye veya öğrenmeye aç,hırslı,Batılı aydına bakılmalıdır.

Bir paragraf da Engin için yazalım.Şimdi söylemenin pek bir anlamı olamayacak ama Engin'i uzun zamandır hayranlıkla izleyenlerden biriyim.Öncelikle,yurtdışında yetiştiğinin en iyi göstergesi olan,yüksek özgüveni beni çok etkiliyor.Topu kaybetmesi hiç umrunda olmuyor,doğru işi yapana kadar topla oynamayı seviyor.Bilekleri inanılmaz gelişmiş bir futbolcu,orta sahada da basması,top kapabilmesi onu günümüz statik orta sahalarından ayırıyor.Düzgün bir planlamayla ülkenin en önemli futbolcularından biri olabilir.
Devamı - Şenol Güneş ve Engin Baytar

13.04.2010

"Kupa Fenerbahce Kazanamadigi Icin Izleniyor" Yalani

Ilk once kimin aklina geldi bilmiyorum ama eminim kendini cok zeki zannediyordur. Herkesin agzina dustu cunku bu laf. Meger Turkiye Kupasi'nin tek seyredilme sebebi Fenerbahce'nin yuzyillardir bu kupayi kazanamiyor olmasiymis. Bu mantiga gore bu sene Fenerbahce kupayi kazanirsa (istatistiksel olarak zor tabi) , Turkiye Kupasi katlanip bir sandiga koyulacak.

Kupa maclari dunyanin her yerinde oynaniyor. Hatta Ingiltere gibi bazi garip ulkelerde 2 tane kupa oynaniyor. Kupa maclarinin guzelligi akumulatif ilerleyen ligin yavasligina zit olarak eleme sistemiyle islemesi. Mesela, Fenerbahce Bursaspor serisinin ikinci macinda yasadigim heyecani bana bu sene ligde hic bir mac yasatmadi.

Bunun disinda Manisaspor gibi ligin diplerinde takilmak zorunda kalan takimlarin kupada basarili olabilmesi, kupanin genel cekiciligini daha da arttiriyor. Sonucta "lig uzun bir maraton", genelde en fazla yatirimi yapan, en iyi oyunculari olan kazaniyor. Fakat kupada sans faktoru cok daha onemli. Bireysel hatalarin telafisi yok.  Bu yuzden hic sampiyon olamamis takimlarin kupa sampiyonu oldugunu gorebiliyoruz. 

Evet kupanin surekli degisen sistemi hepimizi rahatsiz ediyor. Bir sekilde yapboz haline getirildi. Bence en guzel sistem sadece eleme usulu eslesmelerin olmasi. Basit ve heyecanli.  Fakat televizyon gelirleri isin icine girdikce, kupa maclari da uzadi da uzuyor. Ama Fenerbahce bu sene kupayi alinca, seyretmeyi birakacak miyiz? Pek sanmiyorum. En azindan takimimiz eleninceye kadar...
Devamı - "Kupa Fenerbahce Kazanamadigi Icin Izleniyor" Yalani

13.05.2009

Bu Sefer Olur Mu?

Hatirladigim hayatim boyunca Fenerbahce hic kupa kazanamamis (1983'de 2 yasindaydim). Bu konuda su anda New York'da maceradan maceraya kosan abim Garrincha daha sansli, hayal meyal de olsa kazanilan son Turkiye Kupasini buyuk ihtimalle hatirliyordur. Benim aliskin oldugum gerceklik finalde, yari finalde, ceyrek finalde kaybedilen turlardan olusuyor.
Bir insan zaten elde etmedigi seyi kaybedemeyeceginden acikcasi Turkiye Kupasini kazanamamak o kadar da icime oturan bir sey olmadi hic. Cogu zaman kupa kaybedilince tesellimiz de hazirdi zaten: "olsun hala sampiyonluga oynuyoruz, kim sallar kupayi". Fakat bu sene besincilige oynayan bir takim soz konusu olunca insan istemez bari kupayi alalim da o kadar seyrettigimiz mac bosuna gitmesin mantigina burunuyor. Ama insanin Fenerbahce'den beklentilerini her arttirdiginda yasadigi hayal kirikligi, umutlarimi fazla yesertmeme engel oluyor. Biliyorum ki Fenerbahce'nin bu gun finalde kaybetme sansi oldukca yuksektir. O zaman diyebilirsiniz ki, birak kardesim Digiturk WebTV'yi, isine gucune bak. Mesela Cin'in Ulusal Petrol Sirketleri'nin Cin Komunist Partisiyle olan dinamikleri neler onu oku. Ama olmuyor iste iki bucuk saat sonra televizyonu acip bir ic sikintisiyla mac seyredecem, neyse belki bu sefer olur...
Fotograf: www.turkfutbolu.net
Devamı - Bu Sefer Olur Mu?

19.02.2009

Türkiye Kupası ve Üçlü Maçlar


Fenerbahçe Fortis Türkiye Kupası'nda Sivasspor'la eşleşti. Zaten beklenilen de buydu. Giderek paranın esiri olan futbolda Beşiktaş'la Fenerbahçe yarı finali istenilen reytingi getirmezdi... Şimdilerde konuşulan konu Beşiktaş-Antalya, Fenerbahçe-Bursa ve Galatasaray-Sivas, serilerinden sonra sonra Fenerbahçe'nin de Sivasspor'la üç maç oynayacak olması. Bu konuda ilk aklıma gelen iki şey oldu.

Öncelikle siz iki kupa maçı arasına 1.5 aydan daha fazla bir ara koyarsanız zaten hangi rakip çıkarsa çıksın bu durum olur. O 50 günün arasına ligin 1/4'ü sığacak nerdeyse...


İkincisi Fenerbahçe ilk iki maçı Şükrü Saraçoğlu'nda oynayacak ve Sivas'a gitmesi Nisan sonunu bulacak ki bu da memleketimin dağlarına bahar geldiği döneme denk gelir..

Takım bana bir mesaj vermediğinden kupa'nın bu ayağı ile ilgili bir tahmin aklıma gelmiyor ama Sivas'ın iddası ligde devam ederse biraz daha temkinli çıkacaktır kupa maçlarına...
Devamı - Türkiye Kupası ve Üçlü Maçlar

6.02.2009

Bursaspor - Fenerbahçe

Fenerbahçe çok aman aman oynamadı. Zaten İstanbul'da büyük oranda geçilmiş bir tur üzerine erken bir Alex golü maçın geri kalanını sıradanlaştırdı. Alex'i hariç tutmak lazım, yavaş yavaş ısınıyor, yine eskisi gibi ikinci santrafor'a yaklaştı. Attığı goller hakikaten hem zor hem seyretmesi keyif veren goller, hele ki göğüs gibi futbolda kontrolü zor bir bölgeyle yapılan estetik hareketler bizi gülümsetti.

Maç sırasında uzun zamandır Fenerbahçe forması altında görmek istemediğimiz iki olay oldu bunlardan birincşsş mecazi olanı Güiza arkadaşımızın sol ayağıyla attığı gol ve ardından yaptığı okçu işareti. Alex'in iki golünü üstüne gelen bu golde hiçbirşey hissetmedim açıkcası. A. Tandoğan kendi kalesine yuvarlasaydı da aynı hisler olurdu içimde diye tahmin ediyorum. Güiza ne futbol kalitesi ne karakteri acısından Fenerbahçe'de oynayacak bir topçu değil hele ki 14 milyon Avro bonservisli bir adam hiç değil. Semih'in kariyeri boyunca beraber idman yaptığı adamları saysak Güiza'nın dibi düşecektir. Sene başında ben de yanılmıştım ve beklentilerim vardı ama insanın aklına Fenerbahçe formasını çok daha iyi dolduran Kezman'ı özleyeceği hiç gelmezdi.

İkincisi ise daha ciddi bir konu yine Fenerbahçe'de görmeye alışık olmadığımız. Onu da bir dahaki postada yazalım...
Devamı - Bursaspor - Fenerbahçe