7.06.2009

Bir Garip Transfer Hikayesi - Bobo


Bugün BJK'nın resmi sitesine göz atanlar, ana sayfada Bobo'nun transferinin yalanlandığa dair resmi açıklamayı gördüler. Şampiyonluk kazanılır kazanılmaz, bir anda transfer kazanına atılan Bobo, Beşiktaş'ın Demirören döneminde transfer edip, takımda tutabildiği -tartışmasız- en önemli yabancı oyuncudur. Beşiktaşa ilk geldiği günlerdeki savrukluğunu zamanla üzerinden atarak takımın en önemli golcüsü konumuna gelmiştir. Daha da önemlisi, takımın 2006 yılından beri sürekli değişen kadrosu ve teknik yönetimleri içinde yerini koruyabilen ve performansını arttırabilen bir kaç oyuncudan biridir.


Bütün bu olumlu yanlarına rağmen, Bobo yaklaşık bir senedir transferini düşünmektedir. Zaten hatırlarsanız, bu sezona da çok iyi başlayamamış, bazı spor yazarlarının da hemen günah keçisi olmuştu. Ne zaman ki, Denizli takımın başına geçti, takımın hücum dörtlüsünün performansı arttı. Bu dörtlünün son vuruşçusu Bobo'da bu durumdan diğerleri gibi fazlasıyla faydalandı. Geç forma giren Brezilyalı, sezonu 19 golde pay sahibi (11 gol, 8 assist) olarak bitirdi. Bu istatistik bile Bobo'nun bize ilginç bir yönünü gösteriyor: çoğu "striker"ın aksine assist yapmaktan, arkadaşlarına gol pozisyonu yaratmaktan çekinmeyen biri. Beşiktaş'ın en golcü yabancı oyuncusu, tam 65 golü var, eğer biraz daha bencil bir oyuncu olsaydı bu gol sayısını rahatlıkla 80 golün üzerine çıkartabilirdi. Sonuçta Bobo, Brezilya'dan çok tanınmamış bir oyuncu olarak Türkiye Ligi'ne gelmiş ve Beşiktaş'ta kupa ve şampiyonluklar taçlanmış üç sezonluk macerasında kendisini Avrupa'ya pazarlayacak çapta bir kariyer edinebilmiştir.


Bobo'nun en önemli eksiklikleri genelde fiziksel yapısı ve sürat denkleminde kendini gösteriyor. Hantal gözüken yapısına rağmen tekniği fena değil fakat bazı pozisyonlarda yavaş kalıyor, allahtan Beşiktaş'ta bu eksikliğini kapatan Holosko gibi bir oyuncu var. İlk geldiği döneme göre, son vuruşlarında ciddi aşama kaydetti fakat Avrupa'nın kalburüstü liglerindeki forvetlere göre hala yeterli seviyede değil. Ayrıca, kafa vuruşlarında etkili olmasına rağmen, bazen kötü pozisyon almaktan, fiziğini (1.86 boy ve 85 kiloluk bir gövde) verimli kullanamıyor. Fakat hız konusu dışındaki bütün olumsuz özellikleri, Beşiktaş'ta kısa sürede kaydettiği aşama düşünülürse, rekabetin yüksek olduğu bir ligde geliştirilebilir gözüküyor. Zaten potansiyeli ve gelişime açık hali, Bobo'nun Avrupa'daki klüpler tarafından takip edilmesinin en önemli sebebi. Gelişime açık demişken, Bobo ile aynı jenerasyondan olan ve bir zamanların en çok ümit vadeden genç oyuncusu Serdar Özkan'ın şimdi geldiği konumu da hatırlatmak isterim.

Peki gelelim asıl mevzuya, Bobo'nun artık gitme zamanı gelmiş midir? Bir profesyonel futbolcu olarak, Beşiktaş ve Türkiye Süper Ligi'nde kazanılacak bütün kupaları kazanmıştır. Bu açıdan bakarsak, Avrupa Kupaları'nda kupalar ve finaller kovalamayan bir lig için yapacağı herşeyi yapmıştır. Sözleşmesi 2011 yılında sona erecektir ve sözleşmesi bitmeden iyi bir bonservis ile satılması Beşiktaş'ın Bobo'ya yaptığı yatırımın maddi olarak geri dönmesi için önemlidir. Bobo da bunların farkındadır o yüzden de gitmek istemektedir. Şu an yılda 1 milyon euronun biraz üzerinde bir para kazanmaktadır. Nobre'nin yılda 2,5 milyon euroya yeni bir sözleşme imzaladığı bugünlerde, hele takıma hiç bir şey veremeyen Delgado'nun bile aldığı para ortadayken, açıkçası aldığı para görece çok azdır. Sırf bu yüzden bile Bobo'nun gitmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Bobo'yu transfer etmek isteyen Olympiakos, Yunanistan Ligi'ne ambargo koymuş durumda ve seneye Beşiktaş gibi Şampiyonlar Ligi'nde oynayacak bir takım. O yüzden Bobo'yu, bir sene daha kal, şampiyonlar liginde kendini göster, daha iyi bir takıma gidersin bahanesi ile kandırmak mümkün gözükmemektedir.


Peki Beşiktaş'ın Bobo'ya ihtiyacı var mı? Ben şampiyon takım özel durumlar dışında bozulmamalıdır fikrine inanırım. Ayrıca Bobo özelinde, şu anki mevcut kadroda onun yerini dolduracak bir oyuncu yok: Nobre'nin yapabilecekleri ortada, Batuhan geri gelse bile şu anki haliyle böyle bir yükü omuzlayacak olgunluğa ulaşmamış durumda. Yani Bobo giderse, transfer farz olacak. Kendisi için istenen 8 milyon euro biraz gerçekdışı bir rakam, büyük olasılıkla transferi gerçekleşse bile bonservisi için 6 milyon tavan sınır olacaktır. Peki 6 milyon euro'ya alınacak oyuncu Bobo'nun yerini doldurabilecek mi? Açıkçası, Avrupa'nın gelecek vadeden oyuncularını bu paraya almak biraz zor gözüküyor. Bir örnek verirsek, bu sezonun en golcü oyuncularından, Marc Janko, ki kendisi Bobo'dan sadece bir yaş büyüktür, için Red Bull Salzburg 18 milyon euro istiyor. Avrupa içinden gelecek oyuncu ya kariyeri düşüse geçmiş bir yıldızaltı tipte oyuncu olabilir ya da verimli dönemi geride kalmış, forma satışını patlatabilecek bir veteran süperyıldız olabilir. Güney Amerika derseniz, orada artık eskisi kadar ucuza genç yetenek bulmak zor. Ayrıca bulsanız bile, büyük olasılıkla Bobo'nun ilk geldiği zamandakinden daha iyi olmayacaktır. Afrika'ya bakarsak, oranın da artık Güney Amerika'dan farkı kalmadı. Bir de, Afrikalı oyuncuların ciddi disiplin ve uyum problemleri olabiliyor. Sonuçta Bobo'nun gitmesi halinde yapılacak yapılması gereken transferin değeri 10 milyon euro civarlarına çıkabilir. Ya da Beşiktaş yönetimi zarları atıp, uygun fiyata aldığı oyuncudan bir mucize bekleyebilir.

Peki ya Bobo gönderilmezse? Zorla güzellik olmayacağı için, bu ihtimal de Beşiktaş'ın lehine bir durum oluşturmayacaktır. Eğer Bobo formdan düşer, talipleri azalırsa, zaten o zaman da bugünkü transfer şartlarını yönetim mumla arayacaktır.

Sonuçta gitmesi ayrı, kalması ayrı bir dert Bobo'nun. Hele bir de daha 24'ündeki Bobo yerine gerçekten söylendiği gibi 32 yaşına girecek Gudjohnsen alınırsa, o zaman seyreleyin yönetimdeki gümbürtüyü!

3 yorum:

Emine ALBAYRAK dedi ki...

Koyu bir BEŞİKTAŞLI olarak bugün şampiyonluğumuzdaki yeri tartışılmaz olan Bobo'nun gitmesine çok üzülürüm.Elbette kendi kariyerinin zirvesinde olacağı şu günlerde kendi adına vereceği bu karara saygı duymak düşer.Ama Beşiktaşın bu sene Beşiktaş olmasında imzası yadsınamaz bir gerçek!
Sevgiler..

Her Yol Roma dedi ki...

Hocam biraz abartmıyor musun, Gudjohnsen eylül 78 doğumlu. Henüz 31 bile değil.

Volkan dedi ki...

Barca'nın sitesinden kontrol ettim, doğru yaşı daha 31'miş. Gerçi yine genç sayılmaz :)

Uyarın için teşekkürler H.Y. Roma