6.10.2009

Futbol Blogları'ında İrtifa Kaybı

Hıncal Uluç yazısı belki de son damla idi... Fakat artık sabrın sonuna geldim. Kendi yazdığım blog dahil olmak üzere, bugün blog listemde bulunan bütün bloglar sektirmeden Uluç'a yüklenmiş. (ArsenalTurkiye hariç, Uluç şimdilik onların kapsama alanına girmiyor.) Bloglar artık iyice taraftar forumlarına dönmeye başladı. Futboldan çok, futbolu tartışanların tartışıldığı bir ortama dönmüş durumda bloglar alemi. Sanki, insanlar keyif aldıkları konulardan bahsetmek yerine keyifsizliklerini ve kızgınlıklarını kaleme dökmeyi tercih ediyorlar. Futbol bloglarının bir medya olarak geçerlilik kazanması, zaten şu an eleştirdiği ortodoks spor medyasına alternatif olmasından kaynaklanıyordu. Kimse bloglardan kapsamlı ya da iğneleyici medya-yazar eleştirisi beklemiyor ki, güzel yazılar, ilginç bilgiler ve zekice araya sıkıştırılmış kişisel notlar bu blogları değerli yapıyor benim ve pek çok takipçinin gözünde.

Bir ufak not da, Galatasaraylı dostlarımıza; arkadaşlar üzgünüm ama Franck Rijkaard dünyanın en iyi hocası değil ve size oynattığı futbol "total futbol" değil. Bunu kabul ettikten sonra, Fenerbahçe'nin 8de-8 yapması o kadar da rahatsız etmiyor, inanmayan denesin bedavaya...

9 yorum:

Adsız dedi ki...

Bence bu yukaridan bakis da bloglarda yeterince rahatsiz edici gibi geliyor. Üzgünüm ama Rijkaard dünyanin en iyi hocasi olmasa da son yillarda türkiye ve Galatasaraya gelmis en iyi hocadir ve biz de üzgünüz artik zira "rijkaard da elestirilebilir neden böyle alinganlik yapiyorsunuz " da baydi yeterince.. baska konular ya da " güzel yazılar, ilginç bilgiler ve zekice araya sıkıştırılmış kişisel notlar " sumaniz daha güzel olur..

SirEvo dedi ki...

+1 demekten başka bir şey gelmiyor içimden..
En iyisi benim gibi sinema üzerine aklınıza geleni yazın, keyifli oluyor. :D

Chao Grey dedi ki...

Taraftar olarak sesimizi duyurabileceğimiz yerler buralar. Borges bir yazı yazıp da Mehmet Demirkol'a kadar ulaştırabiliyorsa o yazıyı, o zaman doğru yoldayız demektir. Rijkaard dünyanın en iyi hocası değil, ama Guardiola'nın ellerine teslim ettiği takım şu an dünyanın en iyi takımı. Total Futbol ha deyince oynanmaz, zaten sene başında "üç sene de şampiyon olmasak razıyız, yeter ki sistem otursun" dedik. Fenerbahçe'nin 8'de 8 yapması beni zerre kadar rahatsız etmiyor açıkçası. Tüm nefretini Fenerbahçe'ye yönlendiren Galatasaraylılar Aziz Yıldırım mantıklı zavallılardır.

Hıncal Uluç konusuna gelince; biz geçen sene iyi futbol oynarken takımımızı yeterince koruyamadık, destek yerine köstek olduk ve UEFA'da finali kaçırdık. Bu sene de aynısını yapmayacağız. Taraftar demek destekçi demektir, destekleyeceğiz; köstek olanlara karşı çıkacağız.

Schumy dedi ki...

Şu bize verdiğin son notla hayallerimi yıktın arkadaşım. Gözlerime inanamıyorum :(

Demek ki Rijkaard' ın oynattığı futbol total futbol değilmiş ha ? Ciddi anlamda bir yönetim skandalıdır bu. Fenerbahçe ve Beşiktaş, hatta Trabzonspor gibi takımlarının başına Dünya' ca ünlü teknik adamları getirenlere karşılık Galatasaray' ın Rijkaard hamlesi şu andan itibaren skandaldan öte değildir. Galatasaray' a oynatmaya çalıştığı futbolla zamanında şampiyonlar ligi kupasını kazanan bir adamın da zaten kaos futbolundan başka bildiği birşey olmamalıdır herhalde. Aslında dönüp baktığım zaman Beşiktaş ve Fenerbahçe' nin şiir gibi top oynadığını gördüm bir anda.

3 maç kötü oynayan Galatasaray' a laf atmak artık zor değil. Yukarıda resmini koyduğunuz adam da NTV' de kapatılan programına kanal aradığı için bu kriz döneminden pay kapmaya çalışıyor. Siz de Rijkaard Dünya' nın en iyi teknik direktörü değil, oynatmaya çalıştığı şey total futbol değil diyerek daha da komik oluyorsunuz.

Total futbol denilen şeyin ilk defa Rijkaard' ın ülkesinden türediğini, Michels ve Cruyff' un Rikaard' ın gelişiminde ne kadar pay sahibi olduğunu 500 kere yazmaya gerek yok sanırım.

Sadece Neeskens bile şu ülke dışında her ülkede üstdüzey takımlarda teknik direktörlük yapabilecek kalibrede bir adam. Milan bile teknik direktörünü gönderecekken akla gelen isimlerin arasında Rijkaard varsa dönüp arkanıza bir bakın. Rijkaard kimdir nedir. Tamam kimse Dünya' nın en iyi teknik direktörü demiyor, demedi de ama siz çıkıp sanki öyle söylenmiş gibi buraya yazarsanız komediden ötesi olmaz. Ben de derim ki kim bu ligde en kariyerli teknik adam ? Türkiye' de iş bulamayıp İran' a giden Mustafa Denizli mi yoksa Türkiye' de şamopiyonluğa oynayan Fenerbahçe' yi bırakıp ikinci lig takımına giden Daum mu ? İkisinin de Avrupa karnesini yazsam diliniz uçuklar.

Bu yüzden birşeyler yazarken destekli yazın, Galatasaray' ın oynadığı oyun total futbol değil deseniz anlarım ama Rijkaard' ın oynatmaya çalıştığı futbol total futbolun ta kendisidir. Takım şu anda oynayamıyor evet ama oynamaya başladığında da yukarıdaki resimdeki adam dahil diğer bütün herkes görecek.

Saygılar...

Volkan dedi ki...

Öncelikle, Rijkaard gelecek vaad eden biri olarak belirli sebeplerden dolayı Barça'nın başına geçmiştir.

Milan ise eski futbolcularından birini takımın başına geçirmek istiyordu, Rijkaard olmadı, Leonardo oldu. Bu iki konu başkaları tarafından yeterince irdelendiği için daha da uzatmıyorum.

Oynatılan futbola gelince, sevgili dostlar Rijkaard'ın kafasından ne geçtiğini tabii ki bilemem fakat şunu kaçırmamak lazım şu anda eldeki oyuncuların yapısı ile total futbol oynanamaz. Rijkaard gibi 2 yönü de kuvvetli oyuncu tipinden kaç tane sayabilirsiniz GS kadrosunda? Biraz ironik bir durum ama, GS ortasahasındaki oyuncuların hepsinin en az Emre Belözoğlu ya da Mehmet Topuz kalibresinde olması gerekir. Defans ve forvet hattından bahsetmek istemiyorum bile.

Şu anda 10-11 yaşlarında olan oyuncular profesyonel olana kadar bir şekilde Rijkaard'ın elinden geçerse, o zaman altyapıdan çıkacak oyuncularda bu kalibrasyonu görürüz. Bu zaten sadece GS için değil, Türk Futbolu için de devrim olur. Ama 8 sene Rijkaard'a hangi yönetim dayanacak kadar dirayetli olabilir? Daha da ötesi, hangi yönetim bu şekilde, başarıdan taviz vermek pahasına da, 8 sene yıkılmadan kalabilir.

Rijkaard buraya bir deney yapmak için geldi, sanılanın aksine işşizlikten kıvrandığı için buraya geldiğini sanmıyorum, kötü bir teknik direktör olduğu için de Türkiye'ye kadar dustugunu(!)
sanmıyorum. GS'li dostlara takımlarının bir testte oldugunu soylemek istiyorum sadece ve her deney olumlu sonuclanmak zorunda da degil. Fakat bu deneyden Rijkaard alnı açık çıkarsa, futbolumuz dunya capinda bir teknik adam ve kıtasal sampiyonaların favorilerinden bir ekip kazanır.

Schumy dedi ki...

Yorum olarak yazdığın, yazı olarak yazdığınla bire bir tezat yalnız Volkan.

Şu anca yapılmaya çalışan eldeki kadro ile olabileceğinin en iyisi. Ve bu sistemin kilit adamlarının ya sakatlığı ya da formsuzluğu sistemi çalışmaz hale getirdi.

Yoksa son 3 maçta alınan skorların taktikle falan alakası yok. Siz hangi taktiği koyarsanız koyun, sağda Keita olmadığı, Arda' nın bu kadar formsuz olduğu bir ortamda iyi sonuç elde etmeniz hayal olur.

Rijkaard elindeki malzemeyi en iyi kullanmaya çalışan, hatta belki de bunu en iyi yapan teknik direktörlerden birisi.

Çok uzun yazmayım ama Barcelona' nın başına geçtiği zaman;

Madrid' de, Beckham, Figo, Raul, Ronaldo, Zidane, Cambiasso, Roberto Carlos, Salgado, Casillas gibi adamlara karşılık,

Kendi takımında ; Ronaldinho, Overmars, Kluivert, Luis Enrique, Davids, Xavi, Puyol, Enke gibi adamlarla başarılı olmaya çalışmışır.

Ligin başında Barcelona' yı neredeyse düşme potasına kadar indirmiş fakat sonunda zorla da olsa 5 puan farkla ikinci olmuştur.

Bu klişe hikayeleri dinlemekten belki de bıktınız ama gerçek bu. Galatasaray' da da 5 sene görev alırsa eminim ki o çok istediğimiz total futbol oynayan ekibi fazlasıyla görebiliriz. Hatta bu sene boyunca birbiriyle oynamaya alışan bir ekip önümüzdeki sene bunun meyvelerini verebilir.

Zaten senin bahsettiğin gibi 8 sene kalacağını düşünmüyorum, istesek de kalmaz. 2 sene sonra Avrupa' ya doğru yelken açacaktır. Ama en önemli nokta ondan sonra gelecek olandır, onun bu kulübe bıraktığı tohumları yeşertecek, hatta hasatını yapacak olan insan doğru seçilmelidir. 2 sene boyunca bir teknik adamı getirip bizi 2 sene şampiyon yapsın gerisi önemli değil mantığıyla gitmiyoruz çünkü.

Rijkaard hem Galatasaray hem de Türk futbolu için bir değerdir, onun düşündüğünü Galatasaraylı futbolcular sahaya yansıttığı anda da belki de Türkiye' de oynanan en güzel futbolu izleme şansına varacağız.

Biz taraftar profili olarak sabrediyoruz, ama yanlı basın her gün daha da komik şeyler yazarak Galatasaray' ı geri düşüreceğini sanıyor.

Bak Lucescu ne güzel söylemişti zamanında, "Köpekler istedi diye atlar ölmez".

Saygılar...

Ortega dedi ki...

Şöyle bir yorum okumuştum bu konuya dair...

Turk Futbol bloglarinda Rijkaard'la beraber yilin modasi "Total Futbol". Meger ne kadar kisi bu isi biliyormus. Zannedersin Total Futbol'u Rijkaard Galatasaray'la beraber kesfetti. Almanya'da, Ingiltere'de, Italya'da, Ispanya'da falan total futbol yok, bi tek Turkiye'de ve de Galatasaray'da var. Dunyanin hicbir yerinde bu kadar bos futbol muhabbetleri donmuyor. Herseyimiz ezber ve ezber dusunceyi de kendi sig kaliplarimiza sokup bokunu cikarmakta ustumuze yok. Allah'in bi kulu da demiyor ki, modern futbolda total futbolun yeri yok. Total futbol oynamaya kalkani elektrik degil elektrik santrali carpmisa cevirirler Avrupa'nin ustduzey takimlari.

Yakin bi zamanda Florya'da Rinus Michel'e ithafen bi turbe yapim projesi bekliyorum futbol bloglarindan.

by unsent / tribün dergi

Volkan dedi ki...

@Ortega
Söylediklerinde katıldığım noktalar var
Zaten total futbol şovenizmi başlığı altında konuyla ilgili benzer düşüncelerimi dile getirmiştim.
Bu konuda ne kadar tartışırsak tartışalım hala bir soru hala bütün bunların üzerinde duruyor:

Bizim ülke olarak bir futbol tarzımız ve oyun oynama kültürümüz oluşacak mı? Rijkaard ve benzeri hocaların buna bir katkısı olacak mı? Mesela aynı soruyu Daum üzerinden sorunca soru bir anda anlamsız hale geliyor çünkü Daum'un şiarında sadece başarı var ve bu başarının tanımı da çok net belli.

Yorumlarım ile yazdıklarımın çeliştiğini düşünmüyorum, niyetim Rijkaard'ı kötülemek değil fakat niyetim Rijkaard'ı kötüleyenleri kötülemek de değil. Yazımdaki son paragraf zaten bu Rijkaard fanatikleri için tursanol kağıdı idi. Söylediklerimde değil hakaret, kötü bir söz bile yoktu, bir hoca dünyanın en iyisi olmayabilir, total futbol oynamayan takım da kötü futbol oynuyor anlamına gelmez. Fakat algılama çarpık olunca, bu sözler ortega'nın deyimi ile elektrik çarpmışa döndürebilir okuyanı.

Takdir sizin

orb dedi ki...

"Bir ufak not da, Galatasaraylı dostlarımıza; arkadaşlar üzgünüm ama Franck Rijkaard dünyanın en iyi hocası değil ve size oynattığı futbol "total futbol" değil."
- -
"Bir hoca dünyanın en iyisi olmayabilir, total futbol oynamayan takım da kötü futbol oynuyor anlamına gelmez."

E o zaman boş konuşmuşsunuz.

Algılamamız çarpık değil, niyetiniz belli. Seviye belli. İşte örnek ve modern bir futbol blogu.

Total futbol bu oyuncularla oynanmaz, Emre ve Topuz gibilerle oynanır'ı da cahilliğinize veriyorum o halde.