9.10.2008

Teknik Direktör Pazarı 3#

Ben tatildeyken Engin İpekoğlu'nun yerine Yılmaz Hoca gelmişti, netten görmüştüm, şimdi de Mustafa Denizli kesinleşti Ertuğrul Sağlam yerine. Sağlam için de Ankaragücü dedikoduları ve bakalım Lig TV mi Ankaragücü mü?

Bu sene en devamlı serilerden biri olacak TD Pazarı sanırım...

Devamı - Teknik Direktör Pazarı 3#

Sinan kaç Mustafa eder...

Mustafa Denizli'nin gelişi ile Sinan Engin de sağlık sorunlarını neden göstererek görevinden ayrılmış. Kendisine geçmiş olsun diyoruz ve kendisi özleyen Türkbükü Divan'daki yerine bekliyoruz. Bu arada Sinan kaç Mustafa eder acep?

Not: Başta babam olmak üzere tüm Beşiktaşlıların sevincini tüm içtenliğimle paylaşıyorum... Geriye kaldı bir kişi...
Devamı - Sinan kaç Mustafa eder...

Christoph Daum ve Kaybolan Takım Kültürü


Fenerbahçe'nin son yıllardaki iyiye giden tüm hamleleri Aziz Yıldırım'ın on sene önce başkan olması ile başlıyor. Sportif başarı ise Christoph Daum'un teknik direktör olması ile. Başkanın doğruları yanlışları çok uzun ve ayrı bir yazının konusu. Ben ise sadece sportif açıdan Fenerbahçe'yi özetlemek istiyorum.

Christoph Daum ilk geldiğinde eğrisi dorusuna gelip bir takım kurulmuş, Beşiktaş'ın çokca başarılı 100. yılı ardından bu takım elinden geleni yapmaya çalışıyordu. O sene takım Daum'un getirdiği Nobre'nin takıma inanılmaz katkısı ve belki tarihin daha önce hiç yazmadığı ve de yazmayacağı bir bir lanetle boğuşan Beşiktaş sayesinde kuruluş senesinde şampiyon oldu.

Takımın güveni, neşesi, disiplini ve kondisyonu yerinde herşey yolundaydı. Güzel akılcı transferler Avrupa'da başarısızlık ama hep bir tırmalama oynamaya çalışma. İkinci sene de gelen şampiyonluk, Juventus'tan transfer edilen Appiah, Türkiye'ye gelen en kariyerli yabancı Anelka, satılan formalar, gülümseyen taraftar, muhteşem bir stadyum ve şov.

Fenerbahçe taraftarı hayatında olmadığı kadar mutlu ve huzur içindeyken üçüncü sezon yine aynı güzellikler ve son haftada kaybedilen şampiyonluk. (Şampiyonluğun kaybedilme nedenleri bence doğal değil ama onlarda çok ayrı bir yazının konusu ve ben her zaman karşında bir ittifak varsa onun her birimini yenme düşüncesini savunanlardanım)

Appiah'ın direğin yanından sıyrılan topuyla birden tepetaklak olan bir rüya, başkanın anlamsız istifası ve Daum'un gidişi... İşte bana göre zamanın Fenerbahçe taraftarı açısından kırıldığı an. Takım 3 sene kesintisiz yüksek bir başarı göstermiş, yapılan ve yapılacak transferler, hep iyiye giden bütçe ve yanında Appiah'ın direğin yanından sıyrılan şutu. Bu şutun bedeli bu kaybedilen zaman ve gönderilen Daum olmamalıydı.

Daum sonrası dönem bence çok kısa özetlenebilir;

Büyük isim Zico geldi birşeyler denedi, Daum'un takımı bu denemelere uyum sağlayamadı, bildiğine döndü. Zico zeki adamdı bunu gördü ve hakikaten büyük kalbiyle oyuncuların ihtiyacı olan morali ve sevgiyi verdi. Taktik acıdan bir şeye ihtiyaçları yoktu çünkü bünye ezberlemişti oyunu artık.

Fenerbahçe böylece yüzüncü yılında şampiyon UEFA'da kendince başarı elde etti ve...

Bu sefer de yaprak dökümü başladı, Daum'un takımının unsurları bir bir ayrılmaya başladı, her biriyle bir parçası koptu takımın. Belki gidenler tek tek bakınca önemsiz yeri kesinlikle dolabilecek adamlardı (ki ben buna katılıyorum) ama bu gidenler takımın taktik ve oyun ruhundan da bir parçayı yanında götürdü.

Zico yeni gelenlerde eksik olan sevgiyi arttırabilirdi ama takımı takım yapan Daum yoktu ve asıl çöküş o zaman başladı.

Yani Fenerbahçe'nin futbol takımsal çöküşü Aurelio yüzünden değil, belki de ve kuvvetle muhtemel Serkan Balcı, Servet gibi adamların gidişiyle başladı ve Aurelio ile bu süreç tamamlandı.

Peki ne olacak, Arogones'te bence Daum gibi kendi takımını kuracak ve sonunda onu başarıya götürecek bir adam, ama... Ama zaman var mı? Yetmiş yaş, yapılmayan transferler ve şanssızlık. Maalesef bunlar birleşince Fenerbahçe için gelecek karanlık.

Beş sezonluk Daum dönemi bu sene başında ayrılanlara asıl şimdi bitti ve Fenerbahçe şimdi doğruyu bulana kadar öksüz...

(Bir arkadaş sağolsun yazıyı antu.com da yayınlamış ilgisine teşekkür ediyoruz, ordaki yorumlar Serkan Balcı ve Servet'e gelene kadar Tuncay ve Ümit Kaptan var diyor. Haklılar ama ben Tuncay ve Ümit hep konuşulduğu için ve aslında hiç beğenmediğimizi söylediğimiz Serkan ve Servet'in bile o 'Takım' olma unsurunun güçlü birer parçaları olduğu için bahsettim kendilerinden. Bilinçli yapılmış bir tecihti yazıyı kuvvetlendirmek için)
Devamı - Christoph Daum ve Kaybolan Takım Kültürü

7.10.2008

Galatasaray - UEFA

Maç programı da belli oldu, özellikle H.Berlin maçının dışarda olması Galatasaray'ın üç maç içerde oynar gibi olmasını sağlayacak...

Anket sağda bakalım ne olcak sonuc, Blog okuyucuları Porto - Fenerbahçe maçının sonucunu ankette doğru bilmişlerdi...

23 Ekim 2008 Galatasaray -Olympiakos

6 Kasım 2008 Benfica - Galatasaray

27 Kasım 2008 Galatasaray - Karkhiv

3 Aralık 2008 H.Berlin - Galatasaray


Devamı - Galatasaray - UEFA

Parmak Arası Terlik

Herkese selamlar, bir haftalık tatili bitirdim dinlenmiş, kararmış bir şekilde işin başına döndüm. Bu süre içinde geçen üç Fenerbahçe maçında iki malubiyet bir beraberlik ve dopdolu bir futbol gündemi. Iphone sağolsun çektiği yerlerden takip etmeye çalıştım. deszen de çok güzel bir yazıyla merhaba demiş Blog'a kendisine yeniden hoşgeldin diyoruz. Henüz Fenerbahçe yazacak ve içimi karartacak kadar tatilin etkisi geçmedi o yüzden yana söyle bir anket koydum, bakalım Blog'un izleyicileri ne diyor. Benim tercihim birinci şık, buyrun efendim...

Devamı - Parmak Arası Terlik

UEFA Kupası Gruplar

Devamı - UEFA Kupası Gruplar

Kolay Gelsin


Galatasaray UEFA'da zor bir gruba düştü, gerçi diğer gruplar içinde de pek kolay gözükeni yok bir tanesi hariç, umarım başarılı olurlar...

Benfica (Portekiz)
Olympiakos (Yunanistan)
Hertha Berlin (Almanya)
Metalist Kharkiv (Ukrayna)
Devamı - Kolay Gelsin

6.10.2008

Ajax Kalesi artik Emin Ellerde!!!


Ajax kulubunu yoneten futbol komitesinin 2 kisilikli olduguna ciddi ciddi dusunmeye basladim. Bir tarafda mukemmel bir sekilde isleyen Ajax alt yapisindan dogru oyunculari A takimina monte etmesi ve Ibrahimovic, Mido,Chivu etc gibi transferler yapip daha sonra ciddi paralara satmasi diger tarafta ise Albert Luque, Juanfran etc turu transferler yapan bir futbol komitesi ile karsi karsiyayiz.

Yaptiklari kaleci transferi icin fazla bir yorum yapmak istemiyorum....
Takımdaki kalecilerin bir bir sakatlanması ve yedek kalecilerin tecrübesizliği nedeniyle Hollanda Ligi'nde zor günler geçiren Ajax, Güney Afrika Milli Takımı'nın eski kalecilerinden futbolu bırakma kararı alan 38 yaşındaki Hans Vonk'la anlaştı.

34 yaşındayken Ajax forması giyen ve as takımda 31 maça çıkan Güney Afrikalı kaleci Hans Vonk 38 yaşında bu kez 3. kaleci olarak Hollanda ekibine döndü. Geçtiğimiz sezon Güney Afrika takımlarından Ajax Cape Town'da forma giyen ve bu sezon futbolu bırakma kararı alan Hans Vonk'un acilen Hollanda'ya çağrıldığını ve takımla antrenmanlara başlayacağı bildirildi. Hans Vonk'un Ajax'la kısa süreli bir sözleşme imzalaması bekleniyor.

Ajax'ta takımın ilk kalecisi Maarten Stekelenburg ve yedek kaleci Dennis Gentenaar'ın sakatlıkları ve uzun süre sahalardan uzak kalacak olmaları nedeniyle kaleye 3. file bekçisi Kenneth Vermeer geçiyordu. Ancak Vermeer ligde çıktığı ilk maçta Heerenveen'den 5 gol yemiş ve takımı maçı 5-2 kaybetmişti. Vermeer'in bu maçtaki yedeği ise 18 yaşındaki tecrübesiz Sergio Padt'tı.
Devamı - Ajax Kalesi artik Emin Ellerde!!!

5.10.2008

Serdar Tasci

Oglen Stuttgart'in Werder Bremen'i 4-1 yendigi karsilasmada sifir hata ile oynayarak Joachim Low'un kendisini Milli takima cagirarak ne kadar dogru bir tercih yaptigini herkese gostermis oldu.

21 yasinda olmasina ragmen kariyerinde 1 Bundesliga sampiyonlugu bulanan Serdar Tasci Euro 2008 kadrosundan direkden donmus idi.

Turkiye'den orta saha ve hucum oyuncusu daha cok cikabildigi icin Mesut Ozil'i elimizden kacirmamizi bir yere kadar anlarim ancak hem stoper hem sag bek olarak oynayabileyen Serdar'i kacirmamizin mantigini kimse bana anlatamaz. Hala 35 yasina gelmis Emre Asik'dan, Cam adam Gokhan Zan'dan yararlanmayi dusunen zihmiyet ile nereye kadar gideriz acikcasi bilemiyorum. Su an Turk milli takimini defansinda 365 gunun 300 gununde ya mac yapan yada antremanda olan bir Servet'in daha ne kadar ustune yuk bindermemiz gerekiyor?

Amerikalı basketbol yıldızı Michael Jordan hayrani olan Serdar Tasci'yi eski takim arkadasi olan Meira ile beraber oynarken gormek isteriz.
Devamı - Serdar Tasci

4.10.2008

Cassio Lincoln # 2

Su ana kadar oynadigi maclarda 7 Asist, 3 gol ile oynamasindan cok Konyaspor macinda daha oncede yazdigim gibi top calip, caldigi toplari defansin arkasina atmasi cok hosuma gitti. Lincoln oynadigi son 3 mac her hafta ustune koyarak oynamaya devam ediyor.

Yalniz attigi her gol ve asisst sonrasi formasinda ki armayi opmesine gercekten yapay ve yapma buluyorum.

Gecen seneki performansi yerlerde surunmesine ragmen bu taraftar kendisine uzun zamandir kimseye gostermedigi sefkati, ilgiyi karsiliksiz olarak gosterdi ve bu sene basinda hakli olarak kesti.

Lincoln armayi opmeyi biraksin ve bu yukselen form grafigini tek basina bir derbi yada avrupa kupasi maci aldirarak gostersin. Iste O zaman yasayacagi duygulari, hayati boyunca unutabilecegini zannetmiyorum.
Devamı - Cassio Lincoln # 2

GALATASARAY HASTANESI VE 14 HASTASI

14 sakat oyuncunun 11 tanesinin ilk 11'de oynayacak duzeyde olmasindan dolayi kadro kurmaktan zorlanan Galatasaray'in yarin aksam sabaha karsi 04.00'de bilet kuyruguna girip tum biletlerini satip, taraftari ile butunlesmis Bursaspor karsinda isinin cok zor olacagini dusunuyorum.

Galatasaray hastanesinde yatan 14 hastanin son durumu:

BARIŞ ÖZBEK:Sağ ayak tarak kemiğinin kırılması sonucunda sezonun hemen başında ameliyat masasına yattı. Rehabilitasyon tedavisi sürüyor. Birkaç hafta daha forma giyebilmesi mümkün değil.
MEHMET TOPAL:İyileşip takıma döndükten sonra Bellinzona maçında sol ayak bileğine aldığı darbe ile yine sakatlandı. MR’ında, ayak bileğinde zorlanma ve yırtık tespit edilirken 1 ay sahalardan uzak kalacağı bildirildi.

HARRY KEWELL:Konyaspor maçından sonra sağ kasığında zorlanma tespit edildi. Bellinzona maçında dinlendirilen Avustralyalı yıldızın pazar günü Bursaspor maçına yetiştirilmesine çalışılıyor.

AYDIN YILMAZ:Genç oyuncu sakatlıktan yakasını bir türlü kurtaramıyor. Geçirdiği fubis ameliyatının ardından bu kez sağ bacak üst adelesindeki zorlanma nedeniyle tedavi gören Aydın, oynayacak duruma gelmedi.

SABRİ SARIOĞLU:Sol kasığındaki sakatlığı nedeniyle uzun süredir takımdaki yerini alamıyor. Bursaspor maçı öncesinde durumu iyiye gidiyor. Ağrıları geçerse oynayabilir.

HASAN ŞAŞ:Konyaspor maçında sağ dizinin arkasına aldığı darbe nedeniyle ödem oluştu. Bellinzona’ya karşı oynayamadı. Dizindeki şişin indirilmesine çalışıyor ancak bir de gribe yakalandı. Durumu belli değil.

ORKUN USAK:Genç kalecinin belindeki sakatlığı için tedavisi uzun süredir devam ediyor. Düşmeye bağlı bir ezilmesi var. Oynayacak durumda değil.

UĞUR UÇAR:Sağ diz kapağındaki kırık nedeniyle geçen sezon ameliyat olan genç oyuncu bu sezon başında ikinci kez operasyon geçirdi. Almanya’da kontrolden geçti. Tedavisine devam ediliyor.

FERDİ ELMAS:Genç oyuncunun sağ kasığındaki ağrıları sürüyor. Tedavisine yoğun şekilde devam ediliyor ama forma giyecek durumda değil.
ÜMİT KARAN:Sağ arka adelesindeki yırtık ve ödem nedeniyle uzun süredir forma giyemiyor. Bellinzona maçı öncesinde takımla antrenmana çıktı ancak Hasan gibi gribe yakalandı. Bursa’da da forma giymesi zor.

ARDA TURAN:Dizindeki sakatlığın geçmesiyle sahalara dönen Arda, Bellinzona maçında belinden sakatlandı. MR’ında, leğen kemiği üzerinde ve çevre dokularda tavmaya bağlı kanama ve ödem tespit edildi. İki hafta oynayamayacak.

LİNDEROTH:Sağ ayak bileğindeki sakatlığı ciddi. Haftalardır tedavisi sürüyor ancak bir gelişme gözlenmedi. Ülkesine gitti ve milli takım doktorunun vereceği karara göre yeni bir ameliyat gündeme gelebilir.

EMRE GÜNGÖR:Milli takımdan sakat dönen başarılı oyuncunun sağ ayak uyluk adalesindeki problemi uzun süredir devam ediyor. Hâlâ tedavide ve şu an için oynaması mümkün gözükmüyor.

SERKAN ÇALIK:Sol dizinden menisküs ameliyatı geçirdi, ardından uzun süre dinlendirildi. Rehabilitasyon çalışmaları devam ediyor. Onun da oynaması şimdilik mümkün değil.
Devamı - GALATASARAY HASTANESI VE 14 HASTASI

2.10.2008

Guzel Renk Secmisler


UEFA Kupası'nın statüsü ve logosu değişti. Gelecek yıldan itibaren takımlar birbirleriyle tek yerine çift maç yapacak.

BORDEAUX - Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), UEFA Kupası’nın gelecek sezondan itibaren "UEFA Avrupa Ligi" adı altında gerçekleştirileceğini açıkladı.
UEFA’nın resmi internet sitesinde yapılan açıklamada, adının yanı sıra statüsünde ve logosunda da değişiklik yapılan kupada, takımların gelecek sezondan itibaren deplasmanlı lig usulüne göre mücadele edeceği belirtildi. Eski statüye göre grup maçlarında A takımının B takımıyla sadece 1 kez karşılaştığı kupada, bundan böyle her takım kendi sahasında ağırladığı takıma ayrıca konuk olacak. Öte yandan logosu daha önce mavi, yeşil ve lila renklerinden oluşan kupa olan UEFA Kupası, yeni adıyla birlikte sarı ve kırmızı renklerinin oluşturduğu bir futbol topuyla temsil edilecek.

UEFA Başkanı Michel Platini, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Yapılan değişiklikler UEFA ve Avrupa futbolu için son derece büyük önem taşıyan bu turnuvaya daha çok taraftar, daha çok oyuncu ve daha çok kulüp sağlayacak. Beni son derece tatmin eden bu yeni format, UEFA Avrupa Ligi’ne başarılı bir ivme kazandıracaktır" diye konuştu.
Devamı - Guzel Renk Secmisler