Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arsenal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20.04.2010

Premier Lig'in Gizli Şampiyonu

Aşağıda Premier Lig kurulduğundan bugüne kadar takımların harcadıkları transfer paraları gözükmekte. Listenin tepesinde Chelsea bulunmakta. Chelsea zaten çok para harcamaya alışkın bir takımdı, Abramovic zamanında bu konuda kendi sınırlarını da aştılar. Anlaşılan kazandıkları 2 şampiyonluğun bedeli çok yüksek olmuş Chelsea için, harcadıkları 550 milyon pound karşılığında sadece 2 şampiyonluk... 

Manchester United harcama tablosunda da en karlı takım olarak gözükmekte. Harcadıkları 415 milyon pounda karşılık 11 şampiyonluk yaşadılar. Bu da her şampiyonluk başına 40 milyon poundun altında harcama yaptıklarını gösteriyor. 

Listenin başarılı ve kanımca gizli favori ismi Arsenal. Arsenal 3 şampiyonluk için 270 milyon pound harcamış, bu da onların şampiyonluk başına 90 milyon pound gibi bir rakam harcadıklarını gösteriyor. 2005'ten  beri doğru dürüst kupa kazanmadıklarını göz önüne alsak bile, kısıtlı bütçesi olan Arsenal'in başarısı gerçekten kayda değer. Belki bu rakamlar Wenger ile Arsenal'i tanıyanlar için bir şey ifade etmeyebilir fakat 70lerin ve 80lerin Arsenal'inden Premier Lig'in en büyük klüplerinden birine dönüşmek, imkanları rakipleri kadar olmayan Londra temsilcisi için gerçekten büyük başarı. Bunda da en büyük pay, yıldız yetiştiren Arsene Wenger de olsa gerek... 

Arsenal'ın başarısı 80'lerin fırtına gibi esen iki takımıyla kıyaslanınca daha da önem kazanmakta: Liverpool ve Tottenham toplamda 700 milyon pound'un üzerinde para harcamalarına rağmen hiç şampiyon olamadılar. Gerçi Liverpool'un elinde bunu telafi eden 2 Avrupa kupası bulunmakta ama Tottenham bunu bile başarabilmiş durumda değil. 

Premier Lig'de şampiyon olmayı başarmış bir başka takım olan Blackburn Rovers'ın da listede alt sıralarda yer alması dünyanın en pahalı ligiyle ilgili aslında bize şu mesajı vermekte: para iyi oyuncuları garanti etse de, kupayı garantileyemiyor. 

Umarım yakında böyle bir liste Süper Lig için de çıkar, böylece kimlerin ekonomik anlamda ne kadar başarılı olduğunu görürüz. 



Kaynak: http://goonertalk.com/2010/04/19/picture-arsenals-net-spending-in-premier-league-era-is-32m/
Devamı - Premier Lig'in Gizli Şampiyonu

7.04.2010

Kaçıranlar İçin Maçın Golleri



Maç hakkında söylenecek çok bir şey yok. Messi istedi ve maçı aldı...
Devamı - Kaçıranlar İçin Maçın Golleri

14.12.2009

Bir Daha Buraya Gelmeyeceksin!


Gerard: Bak Arşi, bir daha seni burada görmicem! Elaleme madara ettin yeter!
Agger : Kaptan doğru diyo, bir daha görürsem seni, aklını alırım...
Arşi : Bakın açıklayabilirim...

fotoğraf: www.dirtytackle.net



Devamı - Bir Daha Buraya Gelmeyeceksin!

13.09.2009

Adebayor'un İntikamı


Son yarım saati niye Premier League’i izlemeyi bu kadar çok özlediğimi bana hatırlatan bir maç izleme şansı buldum bugün. İki tarafın da bolca pozisyona girdiği bu maçta, Arsenal’in 4-2 yenilmesine rağmen verilmeyen penaltılarından, direkten dönen toplarından daha çok akılda kalan şey ise Adebayor’un intikamıydı.

İzleyemeyenler için; Adebayor takımını 3-1 öne geçiren golü attıktan sonra bütün sahayı durmadan koşarak geçti ve kendisini “yeteri kadar çaba göstermediği için sevmeyen” Arsenal taraftarlarının olduğu tribüne gidip sevincini onlarla paylaştı. Arsenal taraftarının ona koltuk, pet şişe vb. ile verdiği karşılık sonrasında ise Adebayor sarı kart görerek, attığı golü ve ondan önceki Arsenal savunmasını dağıttığı tek kişilik şovunu gölgede bırakmış oldu. Yine de hep duygularıyla hareket eden bu adam için bunların hiçbiri önemli değildi muhtemelen, Adebayor’u hiç bir golünden sonra bu kadar hırslı görmemiştim. Zaten kart gördükten sonra bile elleriyle Man City tribünlerini ateşlemesi de halinden memnun olduğunu gösteriyordu. Belki tasvip edilmemesi gereken bir hareket ama arap başkanlarının parasıyla yapılmış premier league toplaması bir takımda intikam için bile olsa böyle bir hırs görmek beni çok mutlu etti. Hatta bu hareket belki hoşgörüsüz, acımasız, endüstriyel futbola bir sitemdi..

Transfer olduktan sonra yaptığı “Tatilden döndükten sonra çıktığım ilk antremanda bana benim için gelen bir teklifi kabul ettiklerini söylediler. Wenger’e beni niye satmak istediğini sorduğumda Arsenal’in paraya ihtiyacı olduğunu ve hedef adam haline geldiğimi öğrendim. Arsenal’den ayrılmayı hiç istemedim. Takımıma para kazandırdığım için mutluyum umarım iyi bir şekilde harcarlar.” açıklamasından sonra bu tepkisine çok şaşırmamak gerek aslında.

Şimdi merak edilen federasyonun Adebayor’a herhangi bir ceza verip vermeyeceği ve Emirates’deki maçta neler olacağı..

Devamı - Adebayor'un İntikamı

30.07.2009

Elano da değil, UEFA ligi de: Günün diğer satır araları

  • Athletic Bilbao sahası San Mames'in çimlerini 24 saat gibi rekor bir sürede yeniledi.
  • Vieira Arsenal'a mı dönüyor???
  • Manchester City "hack" edilmiş sınırsız parasıyla nihayet forvet olmayan bir oyuncu aldı: Kolo Toure. artık 1-1-8 yerine 2-1-7 taktiğiyle oynayabilirler.
  • Beckhenbauer Ribery'i satılığa çıkardı: 81 milyon pounda!
  • İtalyan ekibi Bologna'yı Arnavut petrol milyoneri Rezart Taci'ye 20 milyon Euro (gibi düşük bi ücrete!) satın aldı. Geçen sene bir Amerikan konsorsiyumu kulübü satın almak istemiş, fakat anlaşma son anda suya düşmüştü. Bologna'nin daha önceki başkanı (Ingilizce Wikipedia'ya gore) İtalya'daki ikinci kadın kulüp başkanıydı. İlkini ben bulamadim, bulabilene aşkolsun.
  • Beykozspor'u Yılmaz Vural satın aldı mı, almadı mı? Geçen gün Ntvspor'da yorum yapıyordu kendisi?!?
  • Real Madrid Liverpoollu Arbeloa ile 5 milyon Euro'ya imzaladı. Milli takımda da banko oynayan bir arkadaş.
  • Morientes'ten sonra Heinze için de Marsilya yolları dar, daaar... 3 senelik kontrat, senede 1.5 milyon Euro. Biraz ucuz değil mı ?!?
  • Hleb Inter yerine Stuttgart'a bir sene kiralık gitmeyi seçti, Barça İnter'e 3 milyon Eurocuk daha verecek. İbrahimoviç her geçen gün daha da değer kazanıyor!
  • Xabi Alonso, kulübü Liverpool'a Real Madrid'e gitmek istediğini söyleyen yazılı dilekçe yazdı. Zorla güzellik olur mü?
  • Son 5 senede Villarreal'den sonra Atletico Madrid'de de gol kralı olan (ve ikisinde de son maçta goller dolusu atıp son anda Eto'o'yu geçen Forlan Atletico Madrid'de kalıyor. Barça ve RM dedikoduları uçuşuyordu son 2 aydır.
  • Veee, Liverpool taraftaki kulübü Amerikalılardan geri satın almak için parayı denkleştiriyorlar, yaşa ShareLiverpoolFC grubu !!
Devamı - Elano da değil, UEFA ligi de: Günün diğer satır araları

29.07.2009

İbrahimovic Az Daha Arsenalli Oluyormuş!


Bu sefer yabancı bloglardan bir ilginç haberi paylaşalım sevgili okurlar. Arsenal Action adlı blog'da bugün ilginç bir fotoğraf gördük. Genç Zlatan, ki ben de pek benzetemedim nedense, aslında zamanında Arsenal'in kapısından dönmüş. Nasıl mı dersiniz?

Arsenal, 2001'de o zamanlar daha Malmö'de oynayan Zlatan için takımı ile her konuda anlaşmış. Hatta, Zlatan Arsenal gibi bir klübe gitmenin heyecanıyla haberi bütün arkadaşlarıyla paylaşmış. Fakat sonradan, nedendir bilinmez, Wenger Hoca, imzalar atılmadan önce Zlatan'ı bir süreliğine denemek istemiş. "Deneme süresine" çok bozulan Zlatan da görüşmelerden kızgın bir şekilde ayrılıp, kendisiyle ilgilenen bir başka büyük klüp, Ajax'ın yolunu tutmuş.

Wenger gerçekten deneme süresi istedi mi bilinmez ama Gunners o sene, 3 milyon pound'a Zlatan'ı almak yerine, 8 milyon pound'a Francis Jeffers ile anlaşmış. Yıl 2009, Zlatan'ın geldiği konum ve değeri ortada, Francis'in ise geldiği, ya da gelemediği konum ortada, ki kendisi de bir dönemin fazlaca abartılan Britanyalı yeteneklerindendir; Wenger Zlatan olayında baltayı taşa vurmuş gibi sanki...
Devamı - İbrahimovic Az Daha Arsenalli Oluyormuş!

20.06.2009

Arsenal Thomas Vermaelen'i Kadrosuna Kattı

Arsenal transfer harekatına başladı. Sezon sonunda hissedarlar ile kadro yüzünden problem yaşayan Wenger, transfer hamlesini defanstan başlatmaya karar verdi. Ajax'ın 23 yaşındaki defans oyuncusu Thomas Vermaelen'i kadrosuna kattı. 23 yaşındaki Belçikalı oyuncu, 21 kere milli oldu ve geçen sene Şampiyonlar Ligi'nde Arsenal'e karşı oynadı. Solak oyuncu, defansın ortasında ve solunda oynuyor. Ajax'ta kadroya 18 yaşından beri giren Vermaelen, genç yaşına rağmen ciddi tecrübesi olan bir oyuncu. Bakalım defansta Silvestre ile nasıl bir ikili olacaklar?

*Transfer haberinin The Guardian'daki metni

[Fotoğraf:Stephen Pond/Empics Sport]

Devamı - Arsenal Thomas Vermaelen'i Kadrosuna Kattı

29.04.2009

Manchester United 1 Arsenal 0 / Herşey Emirates'e Kaldı


"Acımasız baba Wenger'in hayattaki tek problemi Manchester United ve Alex Ferguson. Arsene Wenger Premier Lig'in son 30 yılda gördüğü en büyük hoca olabilirdi, eğer Sir Alex Ferguson dünyaya gelmemiş olsaydı. Belki de Wenger'i Ferguson kadar büyük yapan detay da bu, asla O'nun kadar başarıya ulaşamamak, fakat O'na rağmen yine de az da olsa şampiyonluk ve kupa kazanabilmek."


Bizim babalarımız çocuklarına pek kıyamaz. O yüzden de çocuklar 18 yaşını geçse de,para da kazansalar, evden evlenmedikçe ayrılanına çok sık rastlanmaz. O yüzden bizim gençler biraz geç olgunlaşır, hani tabir doğruysa, yaşlı bedenlerde genç kafalılar toplumuyuzdur o yüzden. Avrupa ve Amerika'da ise durum farklıdır. Gençler 16 yaşından itibaren toplumun üreten bir bireyi olarak şekillenmeye başlar, genelde de 18 yaşları civarında da evden bir daha hiç dönmemecesine ayrılırlar. Onların babaları daha mı az şefkatlidir de bunu yapar? Sanmıyorum, erken yaşta çocuklarının olgunlaşmasını ister. Bunun için düşecek, acı çekecek hatta küçük düşeceklerdir ama olsun sonuçta tecrübe getirirse insanı bir yere getirir. İşte bu akşam maçta gördüğüm ilk resim buydu; Baba Wenger çocuklarını arenanın ortasına atmıştı. Fabregas'ın kaptan sayıldığı bir takımın oyuncuları bugün Şampiyonlar Ligi Yarıfinal ilk maçına çıktılar. Karşılarında, spikerin yalancısıyım, toplamda 90 kupa kazanmış bir 11 vardı sahada. Arsenal 11'inin toplam kaç kupası vardı? Eski ManU'lu Silvestre'yi saymazsak 10 tane bile etmez. İşte size hayatın ilk dersi, hiç bir zaman adil şartlarda mücadele etmeyeceksiniz!

Acımasız baba Wenger'in hayattaki tek problemi Manchester United ve Alex Ferguson. Arsene Wenger Premier Lig'in son 30 yılda gördüğü en büyük hoca olabilirdi, eğer Sir Alex Ferguson dünyaya gelmemiş olsaydı. Belki de Wenger'i Ferguson kadar büyük yapan detay da bu, asla O'nun kadar başarıya ulaşamamak, fakat O'na rağmen yine de az da olsa şampiyonluk ve kupa kazanabilmek.

Maçın ilk 11lerindeki 2 sürpriz Giggs ve Berbatov'un sahada olmayışıydı. Sahayı, maçtan önce sulayan United, Rooney Tevez ve Ronaldo üçlüsü ile kısa paslar ve hızlı sirkülasyonlarla Arsenal defansını çözmek istiyordu. Maçın ilk 10 dakikasında Arsenal defansında alarm sinyalleri verilmişti çoktan. Fakat ilk ciddi pozisyon dk. 16'da Tevez ile geldi. Arsenal, United'ın 3 forvet + Anderson Flatcher Carrick destekli ekibinden ürktü, Adebayor'a destek vermesi gereken Wallcott ve Nasri kanatlarından pek de çıkamadı. Fabregas da ortasahada kendi yarısahasına yakın oynamayı tercih etti. Açıkçası bu taktik, kendisinden üstün bir takım olan United'a karşı yaradı. Fakat golün erken gelişi ile, Fabregas hücumda daha çok yük almaya çalıştı. Kaleye çekilen ilk Arsenal şutu 26. dakikadaydı, golden 10 dakika sonra. İlk yarım saate bakınca zaten maç çoktan bitmiş gibiydi, Arsenal 1-0 geride olmasına rağmen sadece bir cılız şut atmış, kalecisi ise 4. kurtarışını yapmıştı. United'da ilk yarı çok öne çıkan bir oyuncu olmadı, taktiksel olarak kurulan üstünlük ilk yarı boyunca devam etti, bir tek Evra etkili değildi, Carrick ve Fletcher iyi oynadılar. Vidic ve Ferdinand ikilisi yine adam geçirmedi.

İkinci yarı da, ilkinden çok farklı başlamadı, Arsenal biraz daha istekli gibiydi, Fabregas ve Nasri Adebayor'a yardımcı olmaya çalışıyorlardı. Fakat Adebayor'un aldığı topları dikine atacağı bir oyuncu bulunamaması ve Nasri'nin ağırkanlılığı, Arsenal'in istediği etkinlikte oynamasını engelledi. Nasri müthiş yetenekli bir oyuncu olmasına rağmen, benzetildiği Zidane'a göre çok ciddi bir kusuru var; Zizou'ya top geldiği zaman, Zizou tempoyu arttırarak oynardı, Nasri ise top ayağına gelince tempoyu yavaşlatıyor. Zidane'a benzetilmek kolay sanırım, fakat onun gibi olmak bambaşka bir olay.

"Futbol, hayattır diyoruz ya, belki de bazen, futbol hayatın da üstüne çıkabiliyor. Bir zamanlar savaşan iki ulustan birisi kendi evinde oynayan diğerinin bir evladı için, düşman ülkenin adıyla tezahürat yapabiliyor. Büyüklük her zaman kupayla olmuyor işte, zarafetin yoksa büyüklük sadece hantallıktır tek başına."

Nasri ve Walcott kaçamazlarken, United tarafında da sıkıntılı olan hücum hattına takviye 67. dakikada çifte değişiklik ile geldi; beklediğim adamlar Giggs ve Berbatov oyuna girdi. Giggs, yılların getirdiği memuriyet refleksi ile sol kanatı kaparken, Berbatov içeriye, Rooney sağ kanata, Ronaldo da Berbatov arkası "serbest takılma" görevlerinin başına geçti. 1-0 öyle bir skordu ki, ne United'a ne de Arsenal'e yarıyordu, Arsenal de Walcott'u oyundan alıp Berndner'i soktu karşılık olarak. 82. dakikada Adebayor da oyundan çıktı; yorulup aslında hiçbir yapamamıştı. Oyunun son dakikaları ve uzatmalar yüksek tempo ile geçti fakat pek pozisyon çıkmadı.

Sonuçta maç tam da Alex Ferguson'un dediği gibi defans oyuncularının belirlediği bir maç oldu. Fakat benim aklımda kalan detay, kaleci Almunia ile çarpışıp yere yığılan Tevez'e United seyircisinin "Argentina!" diye tezahüratı oldu. Futbol, hayattır diyoruz ya, belki de bazen, futbol hayatın da üstüne çıkabiliyor. Bir zamanlar savaşan iki ulustan birisi kendi evinde oynayan diğeri için, düşman ülkenin adıyla tezahürat yapabiliyor. Büyüklük her zaman kupayla olmuyor işte, zarafetin yoksa büyüklük sadece hantallıktır tek başına.

Maçın olmazsa olmazı : Rio Ferdinand
Maçın olmazsa da oluru : Patrice Evra
Maçın olamaz böylesi: United Taraftarı'nın Argentina tezahüratı
Devamı - Manchester United 1 Arsenal 0 / Herşey Emirates'e Kaldı

Manchester United Arsenal Maçı


"Bu maçın kaderini defans oyuncuların performansı belirleyecek" demiş Sir Ferguson. Eğer Sir böyle buyurdu ise, bize de onaylamak düşer.
Kısaca takımlara bakarsak,Adebayor Arsenal tarafında en etkili gol silahı olarak öne çıkıyor, şampiyonlar liginde 5 gol atmış. Karşı tarafın turnuva gol kralı Berbatov. Yalnız unutulmamalı ki, Giggs bu maçta özel ilgili hakediyor. Yılın oyuncusu seçildiği haberini daha önce sizinle paylaşmıştık. Giggs'in ben bu moralle, bu maçta çok etkili olacağını düşünüyorum. Diğer kanatta da Ronaldo'nun gününde olması demek, Arsenal'in, Sir Ferguson'un buyurduğu gibi, defans oyuncularının özellikle de Arsenal beklerinin performanslarının bu akşamın belirleyicisi olacağını gösteriyor.

ManU defansında ise ortadaki ikili Vidic ve Ferdinand için 2ye 1 bir avantaj gibi görünse de Adebayor'un hızı ve gücü orayı bayağı bir zorlar, fakat benim tahminim Arsenal'in olası bir golü Adebayor'dan değil, ortasahadaki bir isimden gelir, favorim Nasri bu konuda da...

Son Olarak;

ArsenalTürkiye bloguunda maç ilgili detaylı bir ön inceleme yapmışlar. Yazıya buradan ulaşabilirsiniz.
Dün akşamki maçın değerlendirmesini ise Juoppo yaptı, yazısı burada.
Yarın maçın detaylı bir incelemesi ile buluşacağız.
Devamı - Manchester United Arsenal Maçı