Besiktas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Besiktas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23.10.2009

Ah su son dokunus

Bu nasil bir goldur? Bunlar ne yaman oyunculardir? Lucescu Besiktas'ta kalmis olsaydi simdi nerelerde olurduk? Bobo-Nobre nire, Fernandinho-William nire? Demiroren kim? Murat Aksu kim? Besiktas'ta gelecek goren var herhangi biri var mi?
Shakhtar-Toulouse-4:0

Devamı - Ah su son dokunus

15.09.2009

Beşiktaş nasıl kazanamaz

1) Tüm oyuncular bütün maç çılgınlar gibi koşup herşeylerini ortaya koymazlarsa
2) Histerik kartal gol gol gol tezahüratı bütün maç söylendikçe (ki hicbir ise yaradigini gormedim ben bu tezahuratin 2 senedir)
3) Rüştü yan toplara yanlış çıktıkça (...yazmıştım ama Hakan Liverpool maçını üstünden atmadıysa yazmalıymışım)
4) Sağ bekimiz ve sağ kanat oyuncumuz olmadıkça (bence yok, yoksa Nihat sag kanada geri mi donsun?)
5) Oyuncuların ayakları titredikçe ve cesur oynamadikca, defanstan sürekli ileriye şişirme toplar atıldıkça (yuksek toplari alabilecegimizi dusunen var mi?)
6) Rooney'e boş alan verildikçe
7) Giggs'e rahat orta yaptırıldıkça (ki Giggs tek başına Beşiktaş'i yener aslında ama hadi neyse...)
8) Beşiktaş erken bir gol bulursa
9) Bobo bolca pozisyona girmezse (çünkü 4ünden 1ini atıyor, ama en yetenekli forvetimiz yine de o...)
10) Tello gününde değilse
11) Scholes iyi gunundeyse

Bunların en az 3u gerçekleştiği taktirde bu akşam mucizeyi unutun derim ben... Yenilirsek de cok uzulmeyelim, koskoca Man U...

Devamı - Beşiktaş nasıl kazanamaz

27.08.2009

Tabata = 8 Milyon Avro

Aslında ortada net bir rakam yok, 8 ile 10 milyon avro arasında bir fiyata anlaşıldığı kesin. Şimdi hücum hattımızda, Bobo, Holosko, Nobre, Tello, Nihat, Batuhan, Yusuf ile beraber Tabata olacak. İlginç bir transfer, Tabata benim beğendiğim bir oyuncu, forvet mi ortasaha mı karar veremediğim, bir nevi FM diliyle AM C / F C olan bir oyuncu. Ciddi bir paraya transfer oldu, bu paranın karşılığını futbol olarak verse bile, transfer olarak vermesi zor görünüyor. Şampiyonlar Ligi için yeterli mi derseniz, bugünkü kuralardan sonra yeterli(!) olduğunu söyleyebilirim.

Bu arada Antep ekonomisine bu kriz ortamında en ciddi para herhalde Beşiktaş'tan gelmiştir. Demirören yönetimini, kriz döneminde tüketimi bırakmadıkları için de tebrik ediyorum.


Devamı - Tabata = 8 Milyon Avro

Üç Büyüklerin UEFA Sıralamaları


Şampiyonlar Ligi torbalarındaki takımların puanlarına bakarken bizim takımların durumlarını kabaca bir inceleyim dedim. Şampiyonlar Ligi 3. torbasının ilk takımı Olympiakos’un 52.633 puanı var. Bizimkilere şöyle bir göz atarsak...


........................................04/05......05/06.......06/07........07/08......08/09.....ranking
35 Fenerbahçe Tur...10.0750....6.8000....10.2200....18.9500.....6.4000......52.445
60 Galatasaray Tur.....1.0750....1.8000......7.2200......7.9500....15.4000......33.445
64 Besiktas Tur............7.0750....6.8000......6.2200.....8.9500......3.4000......32.445

FB, özellikle Şampiyonlar Ligi’ndeki çeyrek final başarısı ile topladığı puanlarla, 2. torbayı ucundan kaçırıyor. O sezon FB, UEFA’da GS’ın çeyrek final kapısından döndüğü geçen sezon ile birbirine yakın puanlar almış. Belki ŞL’de her kazanılan puan ve maç kulüp kasasına milyonlarca Euro olarak dönüyor, ancak UEFA’da daha kolay takımlara karşı daha beleş(...) puanlar kazanılabiliyor sanki. Bu sezon GS ve FB’nin Avrupa Ligi’nde toplayacağı göreceli olarak kolay puanlar, gelecek sezon bir ihtimal ŞL’de Türkiye’yi temsil edecek iki takıma çok büyük artı olarak dönecek. FB’nin çeyrek finale yükselmesi, GS’ın ise neredeyse kupaya ulaşması gerekiyor 2. torbaya yükselebilmeleri için.

GS, önce 1988, daha sonra 1992-93 ve 2000-2001 dönemlerinde topladığı Şampiyonlar Ligi çeyrek ve yarı final puanlarını sonraki 5 sezonda heba etmişti. Şimdi ise tekrar eski puanlarına ulaşabilmek için geçtiğimiz 4 sezonu telafi etmesi gerekiyor. Şampiyonlar Ligi’nde 1. torbanın kılpayı kaçırıldığı 2002 sezonunu hatırlıyorum da...

BJK ise 03/04’teki UEFA çeyrek finalinden sonra istikrarlı bir şekilde vasat görüntüsünü devam ettirmiş son 5 sezonda. 3. torbada yer alması, UEFA’nın yeni ŞL statüsü vasıtasıyla olmuş sanki. Umarım 3. torbada olmayı iyi kullanır, ve en azından yoluna Avrupa Ligi’nden devam eder.

İlk 207’ye giren takımlar arasında 4. olan Trabzonspor, ve toplam puanı sadece 10.445. Gençliğimizin ‘Avrupa Fatihi’ sıfatından, Lyon’u Aston Villa’yı eleme, Barca, Inter’i evine mağlup yollama günlerinden bugünlere... peh!

İlk 200’deki diğer 2 takım ise Kayserispor ile Gençlerbirliği. Puanları ise yok denecek kadar az.

Devamı - Üç Büyüklerin UEFA Sıralamaları

25.08.2009

TSL 3. Hafta Izlenimleri



TŞL'de 3. hafta dün oynanan Diyarbakır-Fenerbahçe maçıyla geride kaldı. Bu haftadan akıllarda kalanları sıralarsak:

1) Diyarbakırspor'un sahası uzunca bir süre kapatılmalı. Bu kulüp taraftarı resmen bir spor müsabakası seyretmeye değil, anarşi yaratmaya gelmiş stada dün gece. Zaten dünkü öfkenin hedefi de Fenerbahçe değildi sanki. Futboldan ziyade başka birşeylere (!) bir isyan, bölge halkının genel bir memnuniyetsizliği vardı. Neyse biz maça dönersek sahaya atılmayan kalmadı. Pet şişeler, çakmaklar, kaya parçaları. Hatta bir taraftar Diyarbakır cezasahasından sahaya girip taa Fenerbahçe cezasahasına kadar hiçbir engelle karşılaşmadan depar attı. Üstelik bunlar canlı yayında tüm Türkiye'nin gözleri önünde gerçekleşti. Şimdi bütün bunlardan sonra bakalım Diyarbakır'in sahası kaç maç kapatılacak?

2) Bu hafta belki de bütün sezonun en iyi 2 golü atıldı. Elano'nun hem de sol ayağıyla Kayseri'ye attığı gol şahaneydi. Manchester City'deyken de takip ettiğim ve çok beğendiğim bir futbolcuydu Elano. Bir Fenerbahçeli olarak gerçekten imrenerek izleyeceğim bu futbolcuyu bu sene. İnşallah fiziksel olarak Lincoln'den daha fazla devamlılık gösterir, çünkü Türk futboluna çok şeyler katacağına inanıyorum. Bir de Elano'nun maça girip hemen bu golü atması bana biraz Hagi'nin Türkiye'de ilk kez çıktığı Samiyen maçında Trabzon'a attığı frikik golünü hatırlattı. Acaba Hagi'den sonra bu sefer de bir Elano efsanesi gerçekleşebilir mi?
Diğer mükemmel bir gol de dün gece Gökhan Gönül'den geldi. Gerçekten hazırlanışı Barcelona vari bir goldü. Gökhan kendi cezasahasının hemen dışında başlattığı akını 6-7 sık paslaşma sonucunda rakip ceza sahasında noktaladı. Takım o kadar inançlı geldi ki o noktaya hem sol bek hem sağ bek pozisyonun içindeydi. Gökhan'in son vuruşu da çok zor ve bir o kadar da güzeldi.

3) Galatasaray ve Fenerbahçe sezona çok iyi bir başlangıç yaptılar. Sadece alınan skorlar için söylemiyorum bunu. Ama oynanan futbol gerçekten çok keyif veriyor taraftarlarına. Aynı şeyi Beşiktaş için söyleyemem. Beşiktaş bence kadrosundaki yetersizlikten dolayı çok sıkıcı bir futbol oynuyor. Kazandığı Antalya maçında bile pozisyon kısırlığı vardı. Büyükşehir Belediye ve son Gençler maçlarında da hemen hemen hiç pozisyona giremediler. Oynanan kötu futbol Mustafa Denizli'yi bile oldukça germiş ki dün çok sert açıklamalar yapma ihtiyacını hissetti.



Fink, Ernst, Uğur İnceman yaratıcılığı çok sınırlı, defansif orta saha oyuncuları. Bunların üçünü birden sahaya sürersen, ilerde henüz hazır olmayan Nihat ve dar alanda çok etkili olamayan Holosko'ya görev verirsen Beşiktaş'in gol atması mucizelere kalir. Nitekim şu anda Tello'nun içeri yapacağı kesme ortalar, uzaktan çektiği falsolu şutlar Beşiktaş'ın en büyük gol silahı olarak gözüküyor. Hiçbir organize atak geliştiremiyor Beşiktaş, bu da dediğim gibi kadro yapısından (Delgado'nun, Yusuf'un sakatlıkları da etkili oldu tabi ama bu 2 futbolcu da takımı her maç sürükleyecek oyuncu değiller). Beşiktaş'ın acilen orta sahaya transfere ihtiyacı var. Ben sırf Yıldıray'in yeterli olacağını da düşünmüyorum. Ayrıca Erhan Güven ve Sivok Beşiktaş'in futbolcusu değiller. Bunların yerine daha kaliteli oyuncu gerek. Forvet için de bence Batuhan acilen geri çağrılmalı ve bu genç oyuncuya Denizli şans tanımali. Batuhan'la Denizli arasında ne geçti bilmiyorum ama bu oyuncu üstüne düşülürse çok önemli bir yetenek.


4) İlk 3 hafta içinde en beğendiğim futbolculardan bazıları Emre Belezoğlu, Dos Santos, Gökhan Gönül Keita, Elano (5 dakikası bile bana yetiyor), Arda, İbrahim Akın oldu. Colin Kazım da yükselişte, Daum'la kendini buldu. Ayrıca Mustafa Sarp herkesi yanıltarak çok yüksek performans gösteriyor sezon başından bu yana.

5) Trabzon ve Sivas'ta hayalkırıklığı devam ediyor. Onların yerini bu sezon Bursa, Eskişehir ve devamını getirebilirse Büyükşehir Belediyespor alabilir. Bu sezona cok iddiali giren Ankaragücü de daha beklenileni vermedi. Bakalim ilerki haftalar neler gosterecek...

Devamı - TSL 3. Hafta Izlenimleri

Mustafa Denizli : Kulübedeki Yorgun Adam

Bu sene işler hiç de iyi başlamadı. Denizli de bunun farkında, yönetim de... Fakat Denizli'ye çok fazla yetki verildi, kendisi adeta geçen sezon başında Ertuğrul Sağlam ve Sinan Engin'in ikisinin toplam yaptığı mesaiyi tek başına yapmaya çalışıyor. Hatta daha da fazlasını yapıyor, fakat klübeye bakınca gördüğüm yorgun bir Mustafa Denizli. Fizikselden çok, zihinsel bir yorgunluk okunuyor gözlerinden; sanki kafasında yapmak istediklerini tam da yapamamanın getirdiği bir ağırlık var, kararlarında eski zamanlara göre daha temkinli, maç içindeki değişiklikleri bile önceden tahmin edilebiliyor. Aslında kafasında gayet net bir planı var, yapılan transferler bile bunu gösteriyor, fakat koskoca klüp adeta Mustafa Denizli'nin başına kalmış durumda. Ne yapılacak? Bu saatten sonra, "sorumlu menejer" gibi uydurma bir isimle Denizli'nin üstüne gelecek adamı, Mustafa Hoca kabul eder mi? Peki kendisi böyle tam yetkili menejerlik pozisyonuna getirilse, ve klübün kendi çocuklarından biri gerçek anlamda teknik direktörlük yapsa. Sergen olabilir mi? Tayfur? Rıza ve Ertuğrul kötü ayrıldılar, fakat Metin Tekin? Şifo kabul eder böyle bir şeyi?

Beşiktaş'ta herkes kadroya bakıyor ve bu kadro yetersiz diyor, fakat kimsenin, yönetimin bile, klübedeki yorgun adama destek çıkmıyor. Bizim son 5 yıldaki en iyi transferimizi Denizli'dir, ve şu an onu kaybetmek üzereyiz.
Devamı - Mustafa Denizli : Kulübedeki Yorgun Adam

20.08.2009

Bobo-Nobre Kıyası ya da Küçük Düşünmenin Portekizcesi

Bobo'nun suyu iyice ısındı, eğer yakın zamanda transferi gerçekleşmezse, bu işten hem Beşiktaş, hem de Bobo zararlı çıkacak gibi gözüküyor. İlginçtir, Bobo'nun olası transferi öncesi, ortalıkta bir Bobo - Nobre kıyası almış başını gidiyor. Halbuki Beşiktaş cephesinde planlar çok farklı bir yönde de olabilir.

Bobo satılırsa, klübün kasasına 4-5 milyon avro para girecek. Bir o kadar takviye yapılırsa, takımı Şampiyonlar Ligi'nde sırtlayabilecek, daha da önemlisi camiayı heyecanlandıracak, forma satışlarını patlatacak bir transfer yapılabilir. Fakat süre kısıtlı, eleme turları tamamlanmadan, transferlerin gerçekleşmesi lazım. Bobo'nun gitmesi ile, Delgado problemi de bir süreliğine ertelenmiş olur: yabancı kontenjanı yine açılır. Nobre, Bobo'nun alternatifi olabilir, daha iyi ya da daha kötü oyuncudur orası benim derdim değil, benim derdim iki oyuncunun da tek başına ele alındığında ŞL için yeterli olmadığıdır. Açıkçası, formda bir Batuhan bile, oyuncunun Avrupa'ya pazarlanması adına Bobo ya da Nobre yerine oynatılabilir; en azından genç bir yeteneğin gerçekten iyi bir fiyata satılma şansı olur.

Sonuçta, Bobo tranferi gerçekleşirse, Beşiktaş takımına, ismiyle rakiplerini korkutacak bir isim transfer edilebilir, olmazsa da Yıldıray gibi oyuncularla yetinmek zorunda kalırız.

Nuri Şahin mi dediniz? Kendisi bu aralar Mesut Ozil ile beraber Bundesliga'nın tozunu atmakla meşgul, Demirören'in telefonlarını o yüzden duymuyor olabilir.
Devamı - Bobo-Nobre Kıyası ya da Küçük Düşünmenin Portekizcesi

30.06.2009

Bir Çarşı Klasiği Daha


Bu pankart üzerine Ali Şen'den Michael Jackson'un aslında Fenerli olduğuna dair bir iddia bekliyorum...
Devamı - Bir Çarşı Klasiği Daha

14.06.2009

Yildirim Demiroren Devri Icraatlari



Demiroren BJK baskani oldugundan beri benim aklimda kalan bazi hadiseleri soyle siralayabilirim: (Bir Fenerbahce taraftari olarak benim dusuncem Demiroren, Turkiye'nin gordugu en basarisiz ve en acemi baskanlardan biridir. Adnan Polat'i ise son derece basarili buluyorum, Turk Futboluna cok buyuk katkilar yaptigini dusunuyorum, o da ayri bir yazi konusu...)

1) Del Bosque, Riza Calimbay, Jean Tigana, Ertugrul Saglam getirildi. Hepsi teker teker gonderildi (her ne kadar Ertugrul Saglam istifa ettiyse de ben istifaya zorlandigini dusunuyorum). Ustelik hepsi icin alinan basarisiz skorlardan sonra "ben teknik direktorumuzun arkasindayim" gibi aciklamalar yapti. Birkac hafta sonra hepsine kapiyi gosterdi. Ustelik Del Bosque ve Tigana hadiselerinde paralar odenmedigi icin BJK'yi FIFA'yla davalik etti.

2) Carew, Ricardinho, Ailton, Delgado gibi "bomba" transferler yapti. Genelde bu bombablar hep elinde patladi. Avrupa'da basari gelmedi (Turkiye'de de ancak Mustafa Denizli goreve geldikten sonra sportif basari kazanildi).

3) Fenerbahce'yle Mehmet Topuz, Galatasaray'la Mondragon transferleri yuzunden karsi karsiya geldi. Ikise de BJK'den baska yerde oynayamaz dedi. Amatorce davranip Mehmet Topuz'un kulubunden bonservisini alamadigi icin onu Fenerbahce'ye kaptirdi. Ustelik bu olay neticelenmeden once de 70 milyon onunde "Topuz BJK'ya hayirli ugurlu olsun" dedi ve cok kesin konustu. Sonucta eli bos kaldi. Ayni olay Mondragon davasinda da yasandi. Mondragon da GS'li oldu (Benim bildigim kadariyla halk arasinda Demiroren'in sik sik yaptigi bu tip hareketlere "tukurdugunu yalamak" deniyor. Bilmiyorum siz katilir misiniz?)

4) Fenerbahce'yle yapilan bir mactan BJK yenilgiyle ayrilinca Federasyona ates puskurdu ve gelecek maca PAF takimiyla cikacagini soyleyip tehditler savurdu. BJK bundan sonraki ilk macta Liverpool'dan Sampiyonlar Ligi'nde 8 yedi ve tarihinin en agir yenilgilerinden birini aldi. Ustelik bir sonraki lig macina da PAF Takimiyla cikilmadi !!!!

5) Topuz hezimetini unutturmak icin Ispanya'ya gitti. Villareal'la Nihat'in bonservisi icin anlasti, ama futbolcuyu ikna edemedi.

6) Inonu Stadini yikip modern bir stad yapma sozu verdi taraftarina yillarca. Ama bir turlu gerekli izinler alinip stad calismasi baslatilamadi. Bugun Fenerbahce Sukru Saracogluyla, Galatasaray Seyrantepe'deki halen insaat halindeki stadiyla, Kayserispor Kadir Has Stadiyla modern futbol mabedlerine kavustular veya kavusmak uzereler. BJK icin hala bir adim atamadi Baskan Demiroren.

7) Fenerbahce'ye nispet yaparcasina Mustafa Dogan, Tayfun Korkut, Ali Gunes, Marcio Nombre gibi futbolculari, kendi taraftarinin karsi cikmasina ragmen transfer etti. Bunlardan verim alamadigi icin cogu gonderildi (Direk Fener'den gelip de basarili olan bir tek Rustu oldu).

8) Topuz konusunda acemice davranip yaptigi hatayi ortebilmek icin "ETIK" konusunu gundeme getirdi. Futbolcu "mal degildir" dedi. Ama Fahri, Koray, Aydin Karabulut gibi futbolculari kendi istekleri disinda baska kuluplere yolladi (Bence bu da "tukurdugunu yalamak" demektir).

9) Kurdugu TV kanali BJK TV, Digiturk'e eklenmedigi icin bu konuda da GS TV ve FB TV'lerin gerisinde kaldi. Markalasmaya onem verecegini soyledi ama Besiktas urunleri satmak icin kurdugu Kartal Yuvasi, ornegin FENERIUM'larin gelirlerinin cok arkasinda kaldi.

Butun bunlardan sonra bu sene alinan cifte kupayla BJK taraftari Demiroren'in basarili oldugunu dusunuyorlarsa ben soyleyecek soz bulamiyorum. Bence Demiroren, ne transfer konusunda, ne markalasmada, ne de sportif alanlarda basarili olabilmistir (futbol takiminin bu sene kazandigi sampiyonlugu Denizli'ye mal ediyorum ben. Basketbol ve diger amator branslarda da kazanilan bir kupa yok benim bildigim kadariyla).
Ayrica Demiroren temsil ettigi BJK kulubunun haklarini profesyonelce savunacagina o hep tribunlere oynamayi uygun goruyor. Duygularinin esiri olmus amator bir taraftar ruhuyla yaptigi aciklamalar bence kendi kulubune zarar veriyor. Bir BJK kulubu baskani baska buyuk bir camiaya "ezik" diyorsa ve TV'da 70 milyon onunde Ahmet Cakar'a "sen git sahaya Kucuk Ahmet'le cik" diyorsa, benim bunlari normal karsilamam mumkun degil. Kurumsallastigini iddia eden bir kulubun en tepesindeki en yetkili agizdan cikan kelimeler bunlar olmamali, yaptigi icraatler bunlar olmamali !!!!


Devamı - Yildirim Demiroren Devri Icraatlari